Peygamberlerin Görevleri
Peygamberlerin görevleri şunlardır:
1. İnsanları, Kahhar ve tek Allah'a ibadet etmeye davet etmek: Bu, hakikatte temel bir görevdir. Zira gönderilen Pey-gamberlerin bu görevleri, büyük bir öneme sahiptir. Bu görev, insanlara; Şanı Yüce Allah'ın birliğine iman etme ve ibadeti, Allah'ın dışında kalan ilahlara değil de sadece O'na mahsus kılmayı bildirmektir. Nitekim Şanı Yüce Allah bu konuda şöyle buyurmaktadır:
" Senden önce gönderdiğimiz her peygambere mutlaka 'Benden başka hiçbir ilah yoktur, yalnızca Bana ibadet edin diye vahy ettik." (Enbiyâ: 21/25.)
Yine Şanı Yüce Allah bu konuda şöyle buyurmaktadır: " Andolsun ki, Biz, her ümmete, 'Allah'a kulluk edin, Tağutlardan kaçının' diye tebliğde bulunması için bir Peygamber gönderdik. Sonra Allah (bu ümmetlerin) içlerinden, kimini hidayete erdirmiş ve kiminin üzerine de sapıklık hak olmuştur." (Nahl: 16/36.)
2. Şanı Yüce Allah'ın emirlerini ve yasaklarını, insanlara tebliğ etmek: İlahi emirleri insanlara tebliğ edecek bir tebliğci gerekmektedir. Bu tebliğcinin de, emirleri ve yasakları Allah’tan alabilmesi için insanoğlundan olması gerekmektedir. İşte bundan dolayı Şanı Yüce Allah (daha öncede anlattığımız üzere) ezeli hikmeti gereği, bunun böyle olmasının daha iyi olacağını bildiğinden dolayı Peygamberleri, insanoğlundan seçmiştir.
Peygamberler, Allah'ın, kendilerine verdiği bu görevi en güzel bir şekilde yerine getirdiler. Buna göre Peygamberlerden hiçbirisi Allah'ın, kendilerine verdiği bu görevi yani insanları Allah'a davet etme görevini yerine getirmekten geri kalmadı-lar. Kur'ân-ı Kerim bu Peygamberler hakkında şöyle demektedir:
" O Peygamberler ki Allah'ın, kendilerine göndermiş olduklarını tebliğ ederler, Allah'tan korkarlar ve O'ndan başka hiçbir kimseden korkmazlar. Hesap görücü olarak Allah herkese yeter." (Ahzâb: 33/9.)
Yüce Allah, Peygamberlerin efendisi Hz. Muhammed (s.a.v) 'e hitaben, risalet görevini tebliğ etmesini şöyle açıklamaktadır:
" Ey Peygamber! Rabb'inden sana indirileni tebliğ et, Eğer (bu görevini) yerine getirmezsen, risaletini (elçiliğini) tebliğ etmiş olmazsın. (Bu görevini yerine getirmek istediğinde) Allah seni insanlardan koruyacaktır. Şüphesiz ki Allah, kafir olan toplumları hidayete ulaştırmaz." (Mâide: 5/6.)
3. İnsanları hidayete erdirmeye çalışmak ve onları, dosdoğru yol olan İslam'a götürmek: Bu görev bütün Peygamberler için çok önemli bir görevdir. Nitekim Yüce Allah, Hz. Mûsâ (a.s) 'ın durumu hakkında şöyle buyurmaktadır:
" Biz, Mûsâ'yı, 'kavmini karanlıklardan aydınlığa çıkar ve onlara, Allah'ın günlerini hatırlat diye onu mucizelerle gönderdik. Şüphesiz ki bunda, çok sabreden ve çok şükreden herkes için ibretler bulunmaktadır." (İbrahim: 14/5.)
Nitekim Yüce Allah, Peygamberlerin sonuncusu olan Hz. Muhammed (s.a.v) 'in durumu hakkında ise şöyle buyurmaktadır:
" Ey Peygamber! Biz seni hakikaten bir şahid, bir müjdeci ve bir uyarıcı olarak gönderdik. Yine Allah'ın izniyle bir davetçi ve nur saçan bir lamba olarak gönderdik." (Ahzâb: 33/45-46.)
4. Peygamberlerin, insanlığa güzel bir örnek ve iyi bir model olması: Buna göre Peygamberler, (Allah'ın salât ve selâmı onların üzerine olsun) bütün insanlığa güzel bir örnek ve iyi bir modeldirler. Bundan dolayıdır ki Şanı Yüce Allah, bize, Peygamberlere uymayı ve onların bulundukları yol üzere yürümemizi emretmiştir. Aynı zamanda Allah, onları, mükemmel olma hususunda bir örnek ve üstünlüğe de bir ad kılmıştır. Çünkü onlar, akıl yönünden insanların en uygun olanı, gidişat yönünden insanların en temiz olanı ve derece ve mevki yönünden de insanların en değerli olanıdır. Yüce Allah bu konuda şöyle buyurmaktadır:
" Andolsun ki, Resulullah'ta, sizin için, Allah'a ve ahir et gününe kavuşmayı umanlar ve Allah'ı çokça zikredenler için en mükemmel bir örneklik vardır. " (Ahzâb: 33/21.)
Yine Yüce Allah bu konuda şöyle buyurmaktadır: " O (Peygamberler), Allah'ın hidayet ettiği kimselerdir. O halde sen de onların hidayet yoluna uy." (En'âm: 6/90.)
5. İnsanlara; öldükten sonra dirileceklerini, sonlarının ne olacağını hatırlatmak ve ölümden sonraki halleri bildirmek: Bu konuya birçok ayetler işaret etmektedir. Bunlardan birisi de Yüce Allah'ın şu sözüdür:
" Ey cinler ve insanlar topluluğu! İçinizden size ayetlerimi anlatan ve bu gününüzün gelip çatacağını bildirerek sizi uyaran Peygamberler gelmedi mi? (der, onlarda) 'Ey Rabbimiz! Kendimiz aleyhine olarak (buna) şahidlik ederiz' diyecekler. Dünya hayatı onları aldatmıştı. Böylece gerçek kafir kimseler olduklarına, kendileri de, kendi aleyhlerinde şahid oldular. Bunun sebebi şudur: 'Rabb'in, halkı habersiz bulunurken (yaptıkları) zulüm sebebiyle, memleketleri helak edici değildir." (En'am: 6/130-131.)
6. İnsanları; geçici dünya hayatından, ebedi olan ahiret hayatına önem vermeye yöneltmek: Buna göre Yüce Allah Peygamberleri, insanların bakışlarını geçici dünya hayatından ebedi ve kalıcı olan ahiret hayatına yöneltmek için göndermiştir. Nitekim Yüce Allah bu konuda şöyle buyurmaktadır:
" Bu dünya hayatı sadece bir oyun ve oyalanmadan ibarettir. Ahiret yurduna gelince, işte asıl hayat odur. Keşke bilmiş olsalardı." (Ankebut: 29/64.)
Yine Şanı Yüce Allah bu konuda şöyle buyurmaktadır: " Bilin ki, dünya hayatı ancak bir oyun, eğlence, bir süs, aranızda bir övünme ve daha çok mal ve çocuk sahibi olma isteğinden ibarettir." (Hadîd: 57/20.)
7. İnsanlara, Allah katında ileri sürebilecekleri bir bahane bırakmamak: Nitekim Yüce Allah bu konuda şöyle buyurmaktadır:
" Peygamberler (geldikten) sonra, insanların Allah'a karşı ileri sürebilecekleri bir bahaneleri (hüccetleri ve delilleri) olmaması için (Biz), Peygamberleri, müjdeciler ve uyarıcılar olarak gönderdik." (Nisa: 4/165.)
Yani Allah, yarattıklarından birisi; (Peygamber geldikten sonra) "Eğer Allah bana bir Peygamber göndermiş olsaydı, (gönderilen o peygambere) iman eder ve itaat ederdim" demesi şeklindeki mazeretlerini boşa çıkarmak için insanlara, müjdeleyici ve uyarıcı olarak peygamberlerini göndermiştir. Böylece Allah, Peygamber göndermek ve kitap indirmekle, insanoğlunun yapabileceği bu gibi itirazların önünü almıştır. Nitekim Yüce Allah Tâhâ Sûresinde bunu şöyle haber vermektedir:
" Eğer Biz, bundan önce onları helak etseydik, muhakkak ki onlar: 'Ya Rabbi! Bize bir Peygamber gönderseydin de, şu aşağılığa ve rüsvaylığa düşmeden önce ayetlerine uysaydık' diyeceklerdi." (Tâhâ: 20/134.)
İşte kısaca naklettiğimiz bu başlıklar, Peygamberlerin, (Allah'ın salât ve selâmı onların üzerine olsun) en önemli görevleridir. Başarıya ulaştıran ve dosdoğru yola ileten, şüphesiz ki Allah'tır.