Allah'ın, Hz. Peygamber (s.a.v)'e Yapmasını Emrettiği Bir Şeyi Yapmaktan Kaçınması Hakkında Gelen İkaz
Bu da, Yüce Allah'ın şu sözünde geçmektedir:
" Hani sen, Allah'ın kendisine (en büyük nimeti olan İslam ile) nimet verdiği ve (kölelikten azad ederek evlatlık edinip daha sonra da onun efendisi olduğunu belirtip veli edinmekle) senin de nimetlendirdiğin kimseye (olan Zeyd b. Harise)ye, eşin (Zeyneb bint. Cahş)'ı tut ve Allah'tan kork (onu boşama) diyordun. Allah'ın, (Zeyd onu boşayacak olursa, onu nikahlayacağın şeklinde) açığa vuracağı şeyi de içinde saklıyor ve insanlar (in, evlatlığının eski hanımını nikahladı) diyeceklerinden korkuyordun. Halbuki en çok Allah'tan korkman gerekirdi. Nihayet Zeyd'in onunla bir (evlilik) bağı kalmayınca, onu seninle evlendirdik. Böylece evlatlıkların, eşleriyle bir (evlilik) bağı kalmayınca, onlarla evlenmek konusunda müminlere bir vebal olmadığı bilinsin. Buna binaen Allah'ın emri yerine getirilmiştir." (Ahzab: 33/37.)
Kalplerinde hastalık bulunan bir takım imanı zayıf kimseler, bu konuda; Resulullah (s.a.v)'in azatlı kölesi ve oğulluğu olan Zeyd b. Harise'nin eski hanımı olan Zeyneb bint. Cahş'ın Hz. Peygamber (s.a.v) ile evliliği etrafında bazı şüpheler yaymayı ve Resulullah (s.a.v)'in masumiyeti etrafında fırtınalar koparmayı uygun gördüler. Kalplerinde hastalık bulunan bu kimseler; Hz. Muhammed (s.a.v)'in, Zeyneb bint. Cahş'ı görmüş, ona aşık olmuş, sonrada ona olan aşkını kalbine gömmüş, fakat daha sonra başka çaresi kalmayınca aşkını açığa vurmuş, Zeyneb'e ilgi duymuş, Zeyd'de onu boşamış ve ardından onunla Resulullah (s.a.v) evlenmiş... şeklinde ifadeler kullanarak bunları iddia etmişlerdir.
Bazı iftiracılar ortaya çok kötü iftira atmışlardır ki bu iddialar şunlardır: "Hz. Peygamber (s.a.v), Zeyd'in, evde bulunmadığı bir gün onun evine uğramış, o sırada Zeyd'in eşi Zeyneb'i görmüş, bunun üzerine peygamberin onu görmesiyle kalbinde ona karşı bir sevgi meydana gelmiş ve: "Kalpleri döndüren Allah'ı tesbih ederim" demiş. Bunun üzerine Zeyneb, Resulullah (s.a.v)'in bu tesbihini işitmiş ve bunu kocası Zeyd'e anlatmış. Bunun üzerine Zeyd'in kalbinde Zeyneb'i boşamaya dair bir düşünce meydana gelmiş, nihayet Resulullah (s.a.v), onunla evlenmiş... Oryantalistler (Müsteşrik ya da oryantalist kavramı; Doğu bilimleri ve özelliklede İslam dini üzere araştırma yapan batılı ve Müslüman olmayan araştırmacılara verilen isimdir.) ve onlara benzemeye çalışan onların yerli işbirlikçisi Müslümanlar; bu olayı dillerine dolamaktalar, içine daldıkça dalmaktalar ve bu olayı kafalarında hayallendirip ek ilavelerde de bulunmaktadırlar. Bu tip düşünceye sahip kimseler; -kendilerinin düşünce yapılarını, ahlaki durumlarını ve içine düştükleri hataları görmedikleri halde- başkalarının namusu, iffeti, şerefi vb. konularda derinlemesine konuşmayı kendilerine mubah ve serbest görmektedirler. Ayrıca Hz. Peygamber (s.a.v) hakkında ileri-geri konuşmaktalar ve Hz. Peygamber (s.a.v)'i, birçok insanların tasvir edemeyeceği bir biçimde tasvir etmektedirler. Onların bu konudaki dayanakları, tefsir kitaplarına sokuşturulmuş ve serpilmiş İsrailî rivayetlerdir. Tefsir, tarih vb. kitaplarda bulunan bu çeşit rivayetler, bu konuda Sahîh ve doğru olmayan batıl rivayetlerdir.
Ebu Bekr İbnü'l Arabî, bu konuda şöyle der: "İbn Ebi Hatim'in, Süddi yoluyla rivayet ettiği bu olayın tafsilatı şu seki1dedir:
"(Süddi derki:) Bize ulaştığına göre; bu ayet, Zeyneb bint. Cahş hakkında inmiştir. Zeyneb'in annesi, Resulullah (s.a.v)'in halası Ümeyye bint. Abdulmuttalib'dir... Resulullah (s.a.v), Zeyneb'e talib oldu. Zeyneb ise Resulullah (s.a.v)'in, kendi şahsı için talib olduğunu zannetmişti. Fakat kendisini, Zeyd adına istediğini anlayınca, bundan hoşnut olmadı ve Zeyd ile evlenmek istemedi. Daha sonra bu evliliği Resulullah (s.a.v) tertiplediği için, Zeyd ile evlenmeye razı oldu ve onunla evlendi. (Çünkü Allah ve Resulü, herhangi bir hususta hüküm verdikleri taktirde inanan erkekler ile inanan kadınların bu hükme herhangi bir şekilde karşı gelmeleri doğru değildir. Üstelik buna hakları da yoktur. Böyle yapmaları kendilerine yaraşmaz. Zira Resulullah (s.a.v), müminlere kendi nefislerinden daha yakındır. Müminlerin, Onu, kendi nefislerinden daha üstün tutmaları gerekir. Çünkü o, müminlere karşı çok merhametli ve şefkatli olup onlara düşkündür. Allah ve Resulü'nün emrine aykırı bir işi tercih eden kimse isyankar olmuş, sapıklığa düşmüştür. O büyük bir günaha müstahak olmuştur) Şanı Yüce Allah, peygamberine; Zeyd'in, karısı Zeyneb'i boşayacağı ve kendisinin de, Allah'ın emri üzerine onunla evleneceğini bildirmiştir. Resulullah (s.a.v) ise bunu, içinde gizliyordu. Çünkü o, Zeyd'e, karısını boşamasını emretmekten haya ediyordu. Tam bu sıralarda Zeyd, Zeyneb'in huysuzluğundan ve kendisine itaat etmediğinden dolayı Peygamber efendimize gelerek karısı Zeyneb'i Ona şikayette bulunduğunda ve karısını boşamak istediğini bildirdiğinde, Hz. Peygamber (s.a.v) iyilik tavsiye etme bakımından Zeyd'e:
- 'Sen, bu sözü söylerken Allah'a karşı gelmekten sakın ve karını nikahın altında tut.' dedi. Hz. Peygamber (s.a.v), ona böyle söylerken, Zeyd'in ondan ayrılacağını ve kendisinin Zeyneb ile evleneceğini biliyordu. Fakat bunu, içinde gizliyordu. Buna rağmen Zeyd'in, karısı Zeyneb'i boşamasını da istemiyordu. Çünkü Hz. Peygamber (s.a.v), münafıkların:
- 'Muhammed, oğulluğu olan Zeyd'in boşadığı Zeyneb ile evlendi' şeklindeki kınamalarından korkmaktaydı. İşte Yüce Allah'ın,
'Allah ve peygamberi, bir işe hükmettiği zaman, gerek mümin erkek ve gerekse mümin bir kadın için artık (bu) işe aykırı olacak işlerinde, onlar için seçme hakkı yoktur. Kim Allah'a ve peygamberine isyan ederse, muhakkak ki o (kimse) apaçık bir sapıklıkla yolunu sapıtmıştır.' (Ahzab: 33/36) ayeti kerimesi, bu olay hakkında inmiştir." (İbn Kesîr, Muhtasarı İbn Kesîr Tefsiri, 3/98.)
Hz. Ali'nin oğlu Hüseyin (rh.a) bu konuyla ilgili olarak şöyle der: "Allah, peygamberine; (Zeyd'in karısı) Zeyneb ile evlenmezden önce (Zeyd'in onu boşayıp) onunla evleneceğini bildirmiştir. Zeyd, Zeyneb'in (huysuzluğundan ve kendisine itaat etmediğinden dolayı Hz. Peygamber (s.a.v)'e gelerek) şikayette bulunduğunda (ve onu boşamak istediğini bildirdiğinde) Hz. Peygamber (s.a.v), ona: '(Sen, bu sözü söylerken), Allah'a karşı gelmekten sakın ve karını nikahın altında tut' demiştir. (Zira Hz. Peygamber (s.a.v), Zeyd'in, onu boşayacağını ve onunla kendisinin evleneceğini biliyordu. Fakat Hz. Peygamber (s.a.v) bunu içinde saklıyordu. Çünkü bu konuda münafıkların vb. kimselerin kınamalarından korkmaktaydı. 'Bundan böyle evlatlıkların, kadınlarıyla bir bağı kalmayınca, onlarla evlenmek konusunda müminlere bir vebal olmadığı bilinsin' (Ahzab: 33/37) mealindeki ayetten dolayı Allah'ın kendisine mubah kıldığı bir hususta insanlardan çekindiği için) Yüce Allah, Hz. peygamber (s.a.v)'i kınamış ve ona şöyle buyurmuştur:
" Seni, onunla evlendireceğime dair sana haber verdiğim halde, sen daha hala Allah'ın açığa vuracağı şeyi içinde saklıyorsun." (İbn Cerir et-Taberî, Câmiul-Beyân, 22/13; İbn Kesîr, Muhtasarı İbn Kesîr Tefsiri, 3/98.)
İftiracıların iddia ettiği gibi, Resulullah (s.a.v)'in içinde sakladığı husus; Zeyneb’e olan aşkı değil, Allah'ın Ona haber vermiş olduğu Zeyneb ile evlenme işiydi. Yüce Allah'ın, Resulullah (sav)'e, Zeyneb ile evleneceğine dair işi, kendisine bildirdiği halde, bunu, içinde saklaması, Allah'ın yüce hikmetindendir. Bu ise, cahiliyyet dönemindeki Araplar arasında meşhur ve örf olarak yürürlükteki bir ilke (olan kişinin kendi evlatlığının boşadığı kadınla evlenme yasağının hükmünü) geçersiz kılmak içindi. Fakat Resulullah (s.a.v.), bu hareketiyle, münafıkların; "Muhammed, oğulluğu olan Zeyd'in boşadığı karısıyla evlendi" şeklindeki söylentilerinden ve dedikodularından çekinmekteydi. Çünkü Zeyd, insanlar arasında daha hala "Zeyd b. Muhammed = Muhammed'in oğlu Zeyd" diye çağrılmaktaydı.
Prof. Dr. el-Hicazî, "Furkan Tefsiri" adlı kitabında bu konuyla ilgili olarak şöyle der:
"Bazı tefsir kitaplarında büyük alimlere nispet edilen birtakım uygunsuz sözler yer alması, gerçekten esef vericidir. Allah bilir ki, O büyük alimler bu sözleri söylemekten uzaktırlar. Olsa olsa bu gibi haberler, İsrailiyyat zehirlerinden başka bir şey değildir.
Bu haberleri, İslam'ı kabul eden bazı Yahudi alimleri, gerek iyi niyetten ve gerek kötü niyetten dolayı tefsir kitaplarına yerleştirmişlerdir. Bu tefsir kitaplarında, yaratıkların en şereflisi ve bütün insanların yüksek ve sadakat sahibi bir kimse olduğuna tanıklık ettikleri Hz. Peygamber (s.a.v) hakkında kullanılan bu sözler, adi bir kimseye bile yakışmayacak ifadelerdir...
Zeyneb'in Zeyd ile evlenme tarihine ve içinde bulunduğu ortama basit nazarlarla baktığımızda şu inanca varırız: 'Zeyd'in, Zeynep ile geçinemeyişinin nedeni, sosyal durumları bakımından aralarında büyük bir mesafenin bulunmasından dolayıdır. Çünkü Zeynep, şerefli ve asaletli bir kadın. Zeyd ise daha düne kadar köle olan bir kimseydi. Yüce Allah, Zeyneb'i, Zeyd ile evlendirmek suretiyle onu imtihan etmek, kabilecilik asabiyetinin temellerini yıkmak, cahiliyyette şeref ve ün kazanmak gibi aristokrat tabakaya ait olan düşünceleri ortadan kaldırmak, şerefin İslam’da ve takvada olduğunu bildirmek istedi. Zeynep, bu ilahi emre istemeyerek boyun eğdi. Vücudunu, Zeyd'e teslim etti. Lakin ruhunu ve gönlünü ona veremedi. Böyle olunca da kendisini sıkıntı ve elemden kurtaramadı.
Resulullah (s.a.v), Zeyneb'i küçüklüğünden itibaren tanırdı. Çünkü o, halasının kızıydı. Eğer Resulullah (s.a.v) onunla evlenmek isteseydi, rahatlıkla evlenir ve bunu Ondan men edebilecek bir kimsede yoktur? Nasıl olurda bir kimse, bakire bir kadınını bir başkasına takdim eder. O adam da o kadınla evlenip boşandıktan ve kadın dul hale geldikten sonra nasıl ilgi duyar?
Bu mümkün değildir. Böylece bir düşünce gerçeğe uygun değildir. Söylediklerinizi iyi düşünün ve akıllıca konuşun.
Hiçbir karışıklığa meydan vermeden, hiç leke sürmeden hakkı, sırf hak olduğu için anlayıp kavrarlar. Bakınız bazıları da neler söylüyorlar: 'Muhammed, Zeyneb'e olan aşkını gizlediği için Allah tarafından kınanmış!' Kişi, komşusunun karısına olan aşkını ve sevgisini gönlünün derinliklerine gizleyip açığa çıkarmadıkça hiç kınanır mı?
Ama gerçek olan şu ki; Zeyneb ile Zeyd'in evlenmesi, Zeyneb ile kardeşini imtihan etmek içindi. Çünkü Cenab-ı Allah, Zeyneb'i, Zeyd'i kocalığa kabul etmeye zorlamıştı. Bu evlilik, sonunda Resulullah (s.a.v) için çok zorlu bir imtihan oldu. Çünkü Zeyneb, henüz Zeyd'in nikahı altındayken bile bu evliliğin, ne şekilde sonuçlanacağım biliyordu. Ve bu esnada Allah, Hz. Peygamber (s.a.v)'e, Zeynep ile evlenmesini emrediyordu...
Kur'ân-ı Kerîm'in de ifade ettiği gibi; Hz. Peygamber (s.a.v)'in, Zeyneb ile olan evliliğindeki hikmetin sebebi; cahiliyyet devrinde Araplar arasında meşhur ve örfi yürürlükte olan bir ilkeyi yani kişinin kendi evlatlıklarının boşadıkları kadınlarla evlenme yasağını yıkmak idi. Cahiliyyet döneminde üvey baba konumunda bulunan kimse, evlatlıklarının karılarını kendi neseplerinden olan öz oğullarının karıları gibi kabul ediyorlardı. Bu adet, cahiliyyet dönemini yaşayan kimselerin kalplerine iyice yerleşmişti. Bu adet ancak Hz. Peygamber (s.a.v)'in ve de azatlı kölesi Zeyd b. Harise'nin elleriyle yıkılabilirdi ve yıkıldı da. Zira Yüce Allah, bu konuda şöyle buyurmaktadır: 'Bundan böyle evlatlıklarının kadınlarıyla bir bağı kalmayınca, onlarla evlenmek konusunda müminlere bir vebal olmadığı bilinsin...' (Ahzab: 33/37)
Hz. Peygamber (s.a.v) kendi içinde gizlediği bu zorunlu evlenme, Ona eziyet veriyordu. Bu sebeple de Allah'ın kendisine verdiği Zeyneb ile evlenme işini gerçekleştirmeyi geciktiriyordu. Çünkü öteden beri yerleşmiş olan bid'ati -yani evlatlık edinme ve evlatlıkların boşadıkları kadınlarla evlenmeme adetini- yıkacaktı. Bu adeti yıktığını gören insanlar, özellikle de münafıklar büyük bir gürültü çıkaracaklardı." (el-Hicazi, Furkân Tefsiri, 22/12.)
Deriz ki: Ayeti kerime bu konuda açıktır. Buna göre ayette de zikredildiği şekilde Allah, Resulullah (s.a.v)'in içinde gizlemiş olduğu azatlı kölesi Zeyd'in karısı olan Zeyneb ile evlenme işini yakın bir zamanda açığa vuracaktı. Zira Yüce Allah'ın, " Allah'ın açığa vuracağı şeyi de içinde saklıyordun. " (Ahzab: 33/37) ayetinde geçen ile de bu anlatılmaktadır. Çünkü Yüce Allah'ın açığa vuracağı şey nedir? Allah, Resulullah (s.a.v)'in, Zeyneb'e olan aşkını mı açığa vuracak? Hayır! Hayır! Bunların aksine Yüce Allah, Zeyneb ile evleneceğine dair daha önceden Resulullah (s.a.v)'e bildirdiği emri açığa vuracaktı. Çünkü Allah, Resulullah (s.a.v)'in kısa bir müddet sonra Zeyneb ile evleneceğine dair bilgiyi kendisine iletmiştir. İşte bundan dolayı Şanı Yüce olan Allah bu şeyi Resulullah (s.a.v)'in içinde gizlediği bir şey olarak açıklamıştır. Bunu da, Yüce Allah, şu ayetiyle güzel bir şekilde şöyle açıklamıştır:
" Nihayet Zeyd'in, onunla bir bağı kalmayınca, onu seninle evlendirdik" (Ahzab: 33/37) İşte böylece gönderilmişlerin efendisi olan Resulullah (s.a.v)'in masumiyetini gösteren kesin kanıtlar ile parlak deliller karşısında, Hz. Peygamber (s.a.v)'e yalan iftiralarda bulunan iftiracıların iddiaları boşa çıkarılmakta ve geçersiz kılınmaktadır. Hamd, alemlerin Rabbi Allah'a mahsustur. (Muhammed Ali Sâbûnî, Peygamberler Tarihî, 205-212.)