Kıssaların Semavi Dinlerin Birliğine İşaret Etme Amacı
Kıssaların amaçlarından birisi de; Hz. Nûh (a.s)'dan Hz. Muhammed (s.a.v) dönemine kadar, 'tüm semavi dinlerin, tamamen Allah katından geldiğini açıklamaktır... Dolayısıyla bütün müminler, tek bir ümmettir. Allah, birdir. O, bütün insanların Rabbidir... Bu sebepledir ki; Peygamberlerin kıssalarının çoğu, semavi dinlerin "bir" olduğu gerçeğini doğrulamak için, ya bir sure de bir araya gelmiş ya da belirgin bir yolla gelmiştir. Buna örnek olarak, Enbiyâ Suresini inceleyelim: Yüce Allah şöyle buyurmaktadır:
" And olsun ki Biz, Mûsâ ve Harun'a takva sahipleri için bir ışık ve öğüt olan Furkan 'ı verdik. O takva sahipleri, tenhada da Rablerine gönülden saygı gösterirler. Yine onlar, kıyametten korkan kimselerdir. (Enbiyâ: 21/48-49.)
Yine Yüce Allah şöyle buyurmaktadır:
" And olsun ki Biz, daha önce İbrahim'e de hidayet (Peygamberlik veya bilgi gücü) vermiştik. Biz, onu iyi tanırdık. Yüce Allah şöyle buyurmaktadır:
" Lût'a gelince, ona da hüküm, (Peygamberlik) ve ilim verdik. Onu, çirkin işler yapmakta olan memleketten kurtardık. Çünkü o memleket halkı, gerçekten pis işler yapan kötü bir kavimdi." (Enbiyâ: 21/74.)
Yüce Allah, Hz. Nûh, Hz. Eyyüb, Hz. İsmâîl, Hz. İdrîs ile Hz. Zekeriyyâ Peygamberleri, onların risalet görevlerini ve kavimlerine yaptıkları davetleri anlattıktan sonra, sözü; Kur'an'ı Kerim'in doğruladığı bu apaçık hakikate getirmektedir. Bu apaçık hakikat ise, İlahın "bir" oluşu ve Ümmetin de "bir" oluşudur. İşte Şanı Yüce Allah, bu hususu şöyle anlatmaktadır:
" Hakikaten bu, 'bir' tek ümmet olarak sizin ümmetinizdir. Ben de, sizin Rabbinizim. Öyle ise bana kulluk edin." (Enbiyâ: 21/92.)
İşte bu, uzun bir uğraşının sonucunda elde edilmiş temel bir hedeftir.