Hz. İbrâhîm (a.s)'ın Hayatı

"(Ey Muhammed! Sana indirdiğimiz) kitapta (yani Kur'an'da) İbrâhîm'i de (babasıyla olan kıssasını o müşriklere) anlat. Çünkü o, gerçekten sıddık (yani dosdoğru) bir peygamberdir." (Meryem: 19/41)

Hz. İbrâhîm (a.s) kendisinden sonra gelen peygamberlerin atasıdır. Hz. İbrâhîm (a.s), Resulullah (s.a,v)'in en büyük atasıdır. Zira Resulullah (s.a.v), Hz. İsmâîl (a.s)’ın soyundan gelmektedir. Hz. İsmâîl (a.s) ise Hz. İbrâhîm (a.s)’ın oğludur. Buna göre Hz. İbrâhîm (a.s), Resulullah (s.a.v)'in en büyük atası olmaktadır.

Şanı Yüce Allah, Hz. İbrâhîm (a.s)'a mahsus değerli hususiyetler ve özellikler vermiştir. Bu özellik ve hususiyetlerden bazıları şunlardır:

1. Allah onu, peygamberlere ata,

2. Muttakilere imam, (Bununla ilgili olarak bakınız: Bakara: 2/l24)

3. Gönderilmiş peygamberlere örnek (Bu konuda b.k.z: Nahl: 16-120-122 ayetleri ile tefsirlerine)

4. Resul ve nebiler arasından onu "Halil" yani dost edinmiş. (Konuyla ilgili olarak B.k.z: Nisa: 4/125; İsrâ: 17/73; Nahl: 16/121) Çünkü O, Halilü'r-Rahman yani Rahman'ın dostudur.

5. Kendisinden sonra gelen peygamberler, onun soyundan türemiş. (B.k.z: Ankebût: 29/27) Bundan dolayı da nesiller birbirini takip etmiştir.

İsrailoğulları peygamberlerinin hepsi de, Hz. İbrâhîm (a.s)’ın soyundandır. Çünkü İsrail oğulları peygamberleri, Hz.İshâk (a.s)’ın oğlu olan Hz.Yakub (a.s)’ın çocuklarından gelmişlerdir. Hz. İshâk (a.s) ise Hz. İbrahim (a.s)'in oğludur.

Hz. İbrâhîm (a.s) ile başlayan peygamberlik ağacının dalları, yine onun soyundan gelen resullerin ve nebilerin sonuncusu olan Hz. Muhammed (s.a.v)'e kadar devam etmiştir. Çünkü Hz. Muhammed (s.a.v) -daha öncede geçitği üzere- Hz. İsmail (a.s)'ın soyundan gelmiştir. Hz. İsmâîl (a.s) ise Hz. İbrâhîm (a.s)'ın büyük oğludur. Nitekim Yüce Allah bu peygamberlik ağacının dallarının durumunu şöyle anlatmaktadır:

"İbrahim'e, İshâk'ı ve Yâkub'u müjdeledik, "soyundan gelenlere" "kitap" ve "peygamberlik'' verdik. Üstelik İbrahim'e, hem dünyada mükafatını verdik ve hem de ahirette o, salihlerden olacaktır." (Ankebût: 29/27.)

Hz. İbrâhîm (a.s), Peygamber olarak gönderildikten sonra çeşitli belalarla imtihan edilmiştir. Örneğin; sabır gibi. Zira Hz. İbrâhîm (a.s)’ın imanı, sarsılmayan, dalgalanmayan ve ölüm korkusu ile zayıflığın giremediği sağlam bir dağ misâli gibidir. Çünkü oğlu İsmâîl'i boğazlamakla emrolunduğunda bu mihnet ve sıkıntısı daha da artmıştı. Fakat Hz. İbrâhîm (a.s), Allah'a ibadette, itaatte ve Allah'ın emirlerine karşı boyun eğmede örnek bir kimse idi. İşte bunlardan dolayı Allah onu, kendisinden sonra gelen peygamberlere örnek numunesi kılmış ve aynı zamanda kıymet ile değerliliğinden dolayı da onu tek başına bir "ümmet" kılmıştı.

Nitekim Yüce Allah, Hz. İbrâhîm (a.s)’ın tek başına bir "ümmet" oluşunu şöyle anlatmaktadır:

"İbrâhîm şüphesiz Allah'a boyun eğen ve Ona yönelen tek başına bir "ümmet" idi. Müşriklerden de olmamıştır." (Nahl: 16/120)

Ayeti kerimede de görüldüğü üzere; Yüce Allah’ın ondan büyük övgülerle bahsettiğini görmemiz garipsenecek bir durum değildir. Çünkü Hz. İbrâhîm (a.s):

a. Peygamberlerin atası,

b. Muttakilerin imamı,

c. İmanın temsilcisi,

d. Sabır konusunda imtihan edilmiş,

e. Şükür konusunda da Allah tarafından yardım edilmiş

f. Allah'ın kendisine vermiş olduğu nimetler konusunda Allah'a lütufkar bir kul olmuştu.

İşte bütün bunlardan dolayı Allah, Hz. İbrâhîm (a.s)'ı "Halil" yani dost olarak kendisine seçmiştir. (Muhammed Ali Sâbûnî, Peygamberler Tarihî, 332-334.)