Hz. İbrahim (a.s)'ın Soyu

Hz. İbrâhîm (a.s)’ın soyu, tarihçilerin belirttiğine göre; İbrâhîm b. Târeh b. Nâhûr b. Sâruğ b. Rau ile bitmektedir. Hz. İbrâhîm (a.s) ile Hz. Nûh (a.s) arasında l000 seneden fazla bir zaman dilimi vardır.

Hz. İbrâhîm (a.s)’ın bu soyunu tarihçiler Tevrat'tan aldıkları bilgilerle nakletmişlerdir. (Tevrat, Tekvin 11/26)

Görüldüğü üzere tarihçiler, Hz. İbrâhîm (a.s)’ın babasının ismini "Târeh" diye nakletmektedirler. Halbuki Kur'ân-ı Kerîm'de, Hz. İbrâhîm (a.s)'ın babasının ismi "Azer" diye geçmektedir. (Ayet için b.k.z: En'âm: 6/74)

Kur'an'dan nakledilen bu haber güvenilmesi gerekli olan Sahîh bir haberdir. Tarihçilerin, Hz. İbrâhîm (a.s)’ın babasının isminin "Tareh" olduğuna dair ileri sürdükleri görüşü ise Tevrat'a dayanarak nakletmişlerdir. Tevrat ve İncil'de tahrif edildiğinden ötürü Müslümanların yanında bu iki kaynağın başka görüşlerinde olduğu gibi bu görüşünde de bir sağlamlığı ve güvenilirliği yoktur. Çünkü Tevrat ve İncil'den nakledilen görüşlerin bir dayanıklılığı yoktur.

Bu durum bazı tefsircilerin, tarihçilerin kervanı içerisinde gittiklerini gösteren garipsenecek durumlardan biridir. Çünkü bazı tefsirciler, tarihçilere dayanarak, Hz. İbrahim (a.s)'ın babasının isminin "Tareh" olduğunu iddia etmişlerdir. Kur'an'da geçen "Azer" isminin ise, Hz. İbrâhîm (a.s)'ın amcasının ismi olduğunu söylemişlerdir.

Buna göre tefsirciler, Kur'an'da geçen Hz. İbrâhîm (a.s)’ın babasının isminin "Azer" olduğuna dair nassı -Hz. İbrâhîm (a.s)'in peygamberlerin atası bir Peygamber olması vb. bir sebepten dolayı ve Hz. İbrâhîm (a.s)’ın müşrik bir babanın oğlu olduğunu def etmek için- te'vil etmişlerdir. Üstelik tefsirciler bu konuda büyük bir çaba sarfederek Hz. İbrâhîm (a.s)’ın babasının isminin "Azer" değil de "Tareh" olduğuna dair birçok deliller de getirmişlerdir. Halbuki Hz. İbrâhîm (a.s)'ın müşrik bir babanın oğlu olması onun Allah katındaki makamına bir zarar getirmediği gibi şeref ve haysiyetini de azaltmaz. Çünkü hidayet ancak Allah'ın eliyledir. Zira Allah, dilediğini sapıtır ve dilediğini de hidayete eriştirir. Çünkü Allah, hidayete erecekleri en iyi bir şekilde bilir.

Buna bir örnek olması bakımından şöyle bir örnek verilebilir. Firavun'un karısı Asiye, mümine bir kadın, (b.k.z: Tahrîm: 66/11) Nuh'un oğlu Ken'an, kafir (b.k.z: Hûd: 11/42,45-46) ve Lût'un karısı da kafir idi. (b.k.z: A’raf: 7/83; Tahrîm: 66/11) Bunların kafir olması, bu peygamberlerden hiçbirinin şeref ve haysiyetine hiçbir şekilde zarar vermediği gibi onların şeref ve haysiyet vb. özelliklerini de azaltmaz.

Halbuki Resulullah (sav), Hz. İbrâhîm (a.s)’ın babasının isminin "Azer" olduğunu bize haber vermiştir. Bu konudaki hadisi şerifi, Buhari şöyle rivayet etmiştir:

"Kıyamet gününde İbrâhîm "babası Azer" ile (babasının) üzeri tozlu ve siyahlı bir halde karşılaşacaktır. Bunun üzerine İbrâhîm babasına:

- Ben sana (dünyadayken) bana asi olma demedim mi? Diyecek. Babası da, ona:

- İşte bugün sana asi olmayacağım, diye cevap verecek. Bunun üzerine İbrâhîm:

- Ya Rabb! Sen bana insanlar diriltilecekleri gün beni rezil etmeyeceğini vaad etmiştin. Şimdi Allah'ın rahmetinden çok uzak olan babamın vaziyetinden daha çok utanmayı gerektirecek hangi rüsvaylık olabilir? diyecek. Allah da:

- (Ya İbrâhîm) Ben cenneti kafirlere haram kılmışımdır, buyuracak. Bundan sonra Yüce Allah tarafından:

- Ya İbrâhîm! Şu iki ayağının altındaki nedir? Denilir. Bunun üzerine İbrâhîm (ayağının altına) bakar ve ayakları arasında kana bulanmış bir sırtlan görür. Bu çirkin manzara üzerine onun ayaklarından yakalanır ve ateşe (yani cehenneme) atılır. (Buharı, Tefsir Şuarâ Sûresi, 232 (288-289), Enbiyâ 11 (24); Müsned 4/53)

İşte bu hadisi şerif, Hz. İbrâhîm (a.s)’ın babasının isminin "Azer" olduğunu gösteren bir delildir. Bu görüş, bunun dışındaki görüşe meylettirmeyen doğru olan görüştür.

İbn Kesir, bununla ilgili olarak şöyle der:

"İbrahim. "Babası Azer’e": (Allah'ı bırakıp da) putları mı ilah ediniyorsun? demişti. " (En'am: 6/74).

İşte bu ayeti kerime Hz. İbrâhîm (a.s)'ın babasının isminin "Azer" olduğunu ispatlıyor. Aralarında İbn Abbas'ın da bulunduğu soyları araştıran alimlerin çoğu, Hz. İbrahim (a.s)’ın babasının isminin "Tareh" olduğunu ifade etmişlerdir. Denildi ki: "Tareh, Azer'in taptığı bir putun ismi olduğu için bu kelime (yani Tereh ismi) Azer'e bir lakap olarak takılmıştır.

İbn Cerîr: "Doğrusu Hz. İbrâhîm (a.s)'ın babasının ismi Azer'dir. Belki babasının iki ismi de olabilir ya da bu iki isimden biri onun lakabıdır, diğeri de özel ismidir" der. İbn Cerîr'in bu sözünün gerçeklik payı büyüktür. Yine de doğruyu en iyi bilen Allah'tır." (İbn Kesîr, el-Bidâye ve’n-Nihâye, 1/142.)