Hz. Meryem'in Suçlanması
Rivayet edildiğine göre; Hz. Meryem'de hamilelik belirtileri yavaş yavaş fark edilmeye başladığında onun bu durumunu ilk anlayan akrabalarından Yûsuf en-Neccâr denilen kimse oldu.
İbn Kesîr'in kaydettiğine göre; bu adam, salih ve çokça ibadet eden kimselerdendi. Aynı zamanda Hz. Meryem'in dayısının oğluydu. Hz. Meryem'in dine çok bağlılığını, iffetliliğini ve çokça ibadet eden bir kimse olduğunu bildiğinden do-layı ve bunun yanı sıra kocası olmadığı halde yine de hamile kaldığını gördüğünden dolayı ondaki bu hamileliğe çok şaşırmıştı. Günün birinde Hz. Meryem ile konuşurken bu konuyu ona şöyle açmıştı:
- 'Ey Meryem! Tohumsuz ekin hiç olur mu?' diye sordu. Hz. Meryem de:
- 'Evet! Olur. Yoksa sen, Allah'ın ekini ilk yarattığı gün tohumsuz olarak yarattığını bilmiyor musun?' diye cevap verdi. Yûsuf tekrar:
- 'Su olmadan ağaç hiç yetişir mi?' diye sordu. Hz. Meryem:
- 'Evet! Allah'ın ilk defa ağacı su olmadan yarattığını, ağacı ve suyu da ayrı ayrı yarattıktan sonra suyu, ağacın hayatına vesile kıldığını bilmiyor musun?' diye cevap verdi. Yûsuf:
- "Erkek olmadan kadından hiç çocuk doğar mı?' diye sordu. Hz. Meryem:
- 'Evet! Sen, Allah'ın Adem'i erkeksiz ve kadınsız yarattığını bilmiyor musun?' diye cevap verdi. Bunun üzerine Yûsuf, ona:
- 'Öyleyse sen, bana kendi durumunu anlat?' dedi. Hz. Meryem de:
- 'Doğrusu Allah, bana kendi katından (ismi) İsa (lakabı) Mesih ve (sıfatı) Meryem oğlu olan bir kelimeyi müjdeledi' dedi. (B.k.z: Al-i İmrân: 3/45; Nisa: 4/157)
Yûsuf en-Neccâr, Hz. Meryem'in bu sözlerinden sonra onun her türlü kötülüklerden ve çirkin şeylerden uzak olduğunu ve ondaki hamileliğin hikmet sahibi Allah'ın bir istemesi ve dilemesi olduğunu anladı.
Süddî'nin sahabelerden sağlam bir senetle rivayet ettiğine göre; Hz. Meryem, günün birinde (aynı zamanda Hz. Zekeriyyâ'nın hanımı olan) teyzesinin yanına girmişti. Teyzesi, ona:
- Duydun mu, ben hamileyim?' dedi. Hz. Meryem de ona:
- Ben de hamileyim, bunu duymuş muydun?' dedi. Böyle deyince teyzesi, Hz. Meryem'le kucaklaşmış ve ona:
- Doğrusu ben, karnımdaki yavrunun senin karnındaki yavruna eğildiğinin (bir çeşit secde ettiğinin) farkına varıyorum' dedi.
İmam Malik bu konu ile ilgili olarak şöyle der: "Bu olay; Hz. İsa (a.s)’ın, Hz. Yahya (a.s)'dan daha üstün olduğuna delâlet etmektedir.
Hz. Meryem'in hamile olduğu haberi İsrailoğulları içerisinde kısa zamanda yayıldı. (Bu olaydan kaynaklanan) üzüntü ve keder, Hz. Zekeriyyâ (as)'ın ev halkına girdiği gibi Hz. Meryem'in de ev halkına girmişti. Çünkü bazı zındıklar; Hz. Meryem'in, Beytü'l-Makdis'te beraber ibadet ettikleri Yûsuf en-Neccâr ile cinsel ilişkide bulunduğu ile ilgili iftirada bulunmuşlardı. Başkaları da; Hz. Meryem'in, Hz. Zekeriyyâ (a.s) ile cinsel ilişkide bulunup ondan hamile kaldığı şeklinde iftirada bulunmuşlardı.
İbn Cerir et-Taberi bu konu ile ilgili olarak şöyle der: "Zındıklar; Hz. Zekeriyyâ (a.s)’ın, Hz. Meryem ile zina edip onu hamile bıraktığı şeklinde iftirada bulundular. Bundan dolayı da Hz. Zekeriyyâ (a.s)'ı öldürmek istediler. Onların bu durumunun farkına varan Hz. Zekeriyyâ (a.s), onlardan kaçıp gitti. Onlar da, Hz. Zekeriyyâ (a.s)’ın peşine düştüler. Kaçmakta iken, bir ağaç (Allah'ın izniyle) ikiye yarıldı. Hz. Zekeriyyâ (a.s) da, onun içine girdi. Ağaçta kapanıverdi. Fakat dışarıda kalan eteğinin ucunu şeytan yakalayıverdi. Sonra onun, o ağacın içine girmiş olduğunu Hz. Zekeriyyâ (a.s)’ın kavmine gösterdi. Kavmi, testere getirerek Hz. Zekeriyyâ (a.s)'ın içinde bulunduğu ağacı baştan aşağıya biçtiler. Hz. Zekeriyyâ (a.s), kafir Yahudilerin elleriyle işte böyle şehit edilmiştir." (İbn Cerir et-Taberî, Tarihu'r-Rüsul ve'l-Mülük, 2/22.) Allah'ın salât ve selâmı onun üzerine olsun. (Muhammed Ali Sâbûnî, Peygamberler Tarihî, 460-463.)