Âd Kavminin Helak Edilişi
Ad kavmi, Allah'ın peygamberi Hz. Hûd (a.s)'a karşı taşkınlık edip isyan ettiği, onlara ikaz ve uyarma fayda sağlamayıp sapıklıklarına devam edince, Allah, üç yıl boyunca onların üzerine yağmur yağdırmadı. Bela ve musibet artınca, yağmur duasına çıkıp yardım dilediler. Allah ta, onlara, gökten koyu bir bulut gönderdi. Bulutu gördüklerinde, o gelen bulutun, yağmur dolu bir bulut olduğunu zannedip sevindiler ve birbirlerini müjdelediler. Çünkü yağmur duasına çıktıklarında, Allah'ın, dualarını kabul ederek rahmetiyle imdatlarına ulaştığını zannettiler. Fakat bulut, onları gölgelediğinde o bulutun simsiyah olduğunu görünce, korktular. Daha sonra onların üzerine kuru bir rüzgar esti. Allah, bu rüzgarı, onların üzerine yedi gece sekiz gün korkunç bir şekilde estirdi. Bunun üzerine de Allah, onları helak etti... Sanki vücutları, kökünden sökülmüş kuru hurma kütükleri gibi olmuştu. (Hakka: 69/7; Kamer: 54/19) Allah, rahmetiyle, Hz. Hûd (a.s)'ı ve ona inananları bu şiddetli azaptan kurtardı. Âd kavminden helak olanlar, başka yerde helak olmuşlar gibi kendilerinden ve beldelerinden geriye bir kalıntı ve karaltı gölge bile kalmamıştı. Çünkü rüzgar, her şeyi yerle bir etmişti. Bundan dolayı da rüzgar, onlardan geriye hiçbir şey bırakmayıp her şeyi alıp götürdü. Yüce Allah bu konuda şöyle buyurmaktadır:
"(Ad kavmi, üzerlerine gelen) o bulutu, vadilerine doğru yayılan bir bulut şeklinde görünce, 'İşte bu, bize yağmur yağdıracak yaygın bir buluttur' dediler. Hayır! O (bulut), sizin (Hûd'dan) acele gelmesini istediğiniz şeydir. O, içinde acı azab bulunan bir rüzgardır. O, Rabbinin emriyle her şeyi yıkar, yok eder. Bunu üzerine onların evlerinden başka bir şey görülmez oldu. İşte Biz, suç işleyen toplumu böyle cezalandırırız. " (Ahkâf: 46/24-25 (Birinci Âd kavmi; "Sarsar - Soğuk ve dondurucu", "Atiye = Şiddetli esen" ve "Akîm = Kasıp kavuran" anlamlarına gelen bir rüzgarla yok adildiler. Ayrıca Mü'minûn: 23/41'de belirtildiği üzere; buna ek olarak kendilerini bir de "çığlık" yakalayıvermişti)
Bu rüzgar, "kasıp kavuran bir rüzgar" diye adlandırılmıştır. Yüce Allah, Kur'ân-ı Kerîm'de bu rüzgardan şöyle bahsetmektedir:
Ad kavminde de (ibretler vardır.) Onların üzerine, 'kasıp kavuran (‘akîm) bir rüzgar' göndermiştik. (Bu rüzgar,) üzerinden geçtiği şeyi canlı bırakmıyor, onu kül edip bırakıyordu. (Zariyât: 51/41-42)
Hz. Hûd (a.s), Ad kavminin helak edilişinden sonra ölünceye kadar Hadramevt beldelerinde ikamet etti. Hadramevt'in doğusundaki "Turyem" şehrine iki merhale uzaklıkta bir yere gömüldü.
Hz. Ali'den rivayet edildiğine göre; Hz. Hûd (a.s), Hadramevt'te yanında bir esmerlik bulunan ve kızıl kumdan bir tepe üzerinde gömülüdür
Filistinlilerin iddiasına göre ise; Hz. Hûd (a.s), kendi yanlarında gömülüdür. Doğru olan görüş ise, ilk görüştür. (İbn Kesir, el-Bidâye ve'n-Nihâye, 1/115) Yine de doğruyu en iyi bilen Allah'tır.