Hz. İshâk (a.s)'ın Hayatı

Hz. İbrâhîm (a.s) 100 yaşlarında iken (Tekvin, 16/15-16, 21/5), Yüce Allah'ın melekler aracılığıyla Hz. İshâk (a.s)’ın doğumunu ona müjdelemesi üzerine, yaşlı ve kısır hanımı Sare, Hz. İshâk (a.s)'ı dünyaya getirmiştir... Yüce Allah bu konuyu şöyle anlatmaktadır:

"(Meleklerin müjdeli haberi getirdiği) o esnada hanımı ayakta idi ve (müjdeli haberi duyunca) güldü. Ona da, İshâk'ı, İshâk'ın ardından da Ya'kûb'u müjdeledik. (İbrahim'in hanımı,) 'Vay halime! Ben bir koca kadın ve bu kocam da bir ihtiyar iken çocuk mu doğuracağım? Bu, gerçekten şaşılacak bir şey' dedi. (Melekler:) 'Allah'ın emrine şaşıyor musun? Ey ev halkı! Allah'ın rahmeti ve bereketleri sizin üzerinizdedir. Şüphesiz ki O, övülmeye layıktır, iyiliği boldur' dediler. (Hûd: 11/71-73)

Hz. İbrâhîm (a.s), oğlu Hz. İshâk'a, kendi soyundan olan bir kadınla evlenmesini vasiyet etti. Bu vasiyet üzerine Hz. İshâk (a.s), amcasının oğlunun kızı "Refka" adlı kadınla evlendi. Ondan Ays/îs ve Ya'kûb adında iki (ikiz) oğlu oldu. (Îbnü'1-Esîr, el-Kâmil, 1/126)

Ehli kitap, Ays'ı, "Aysû" diye ve Ya'kûb'u da "İsrail" diye adlandırmıştır. İsrail oğullarından gelen Yahudiler, Hz. Ya'kûb'a nispet edilirler. (Muhammed Ali Sâbûnî, Peygamberler Tarihî, 573.)