Hz. Yûsuf (a.s)'ın Ölümü
Tarihçiler derler ki: "Hz. Yûsuf (a.s), uzun ayrılıktan sonra babasıyla tekrar buluştuklarında, Hz. Ya'kûb (a.s), 130 yaşında idi. Hz. Ya'kûb (a.s), bu buluşmadan 17 yıl sonra öldü.
Hz. Yûsuf (a.s), 110 yıl yaşadı. Mısır'da ölüp oraya gömüldü. Kardeşlerine; 'eğer Mısır'dan bir gün çıkıp giderseniz, benim cesedimi de yanınızda götürün ve atalarımın yanına gömün' diye vasiyet emişti.
Hz. Yûsuf (a.s)’ın cesedi, Hz. Mûsâ (a.s) zamanında Şam'a götürülmüştü. Tercih edilen görüşe göre, Nablus'a gömülmüştü.
Hz. Yûsuf (a.s)'ın ölümü, Hz. Mûsâ (a.s)'ın doğumundan da 64 yıl önceye rastlamaktadır. (Taberî, Tarîhu'r-Rüsûl vel-Mülûk, "1/330-364; İbnü'l-Esîr, el-Kâmil, 1/78-88; İbn Kesîr, el-Bidâye ve'n-Nihâye, 1/185-206)
Hz. Yûsuf (a.s), eceli yaklaştığı zaman, Rabbinden; iman üzere canını almasını ve Salih kulları arasına katmasını istedi.
"Ey Rabbim! Mülkten (nasibimi) verdin ve bana (rüyada görülen) olayların yorumunu da öğrettin. Ey gökleri ve yeri yaratan! Sen, dünyada ve ahirette benim sahibimsin. Beni Müslüman olarak öldür ve beni salihler arasına kat. (Yûsuf: 12/101)
Allah, Hz. Yûsuf’un bu duasını kabul edip onu en yüce makama nakletti. Allah, Hz. Yûsuf’a büyük bir rahmet eyledi.
Bize de, ölüm anında iman nasip etsin. Çünkü Allah, yapılan duayı işiten ve kabul edendir. (Muhammed Ali Sâbûnî, Peygamberler Tarihî, 597-598)