Hz. Şuayb (a.s)'ın Kavmine Yaptığı Davet

Medyen halkı; ticaret ve ziraatla uğraşırlardı. Bu sebeple de çeşitli bolluklara ve nimetlere sahiptiler. Hz. İbrahim'den varis olan din üzere idiler. Fakat çok geçmeden dinlerini değiştirip Allah'ı inkar edip doğru yoldan saptılar. Bundan dolayı da aralarında çeşitli kötülükler yayıldı. Bunlardan birisi, ölçü ve tartılarda eksik ölçüp tartmalarıydı. İnsanların mallarının fiyatını düşürüp yeryüzünde bozgunculuk çıkarıyorlardı.

Yüce Allah, onlara, (Peygamber olarak) Hz. Şuayb (a.s)'ı gönderdi... Hz. Şuayb, onları; Allah'ın birliğine davet ediyor, hayatlarını bu şekilde sürdürdükleri takdirde başlarına gelecek olan) ilahi azabı onlara hatırlatıyor, ölçü ve tartıda eksik ölçüp tartmalarını yasaklıyor, bozgunculuğu bırakıp ıslah edici olmalarını emrediyordu. Fakat onların az bir kısmı, Hz. Şuayb'a iman etti. Çoğu ise ona iman etmedi. Bu inkarcılar, sapıklık ve inkarcılıkta çok ileri gittiler. Yolların üzerine otu-ruyor, Hz. Şuayb'a gelen insanları dinlerinden çevirmek için gözetliyorlar, ona iman etmeye gelenlere engel oluyorlar ve ona iman edenlerin çeşitli tehditlerle gözlerini korkutuyorlardı... Yüce Allah bu konuyu şöyle anlatmaktadır:

"Tehdit ederek, inananları Allah'ın yolundan alıkoyarak ve o yolun eğriliğini arayarak öyle her yolun başında oturmayın. Düşünün, siz az (bir topluluk) idiniz de Allah sizi çoğalttı. Bakın ki, bozguncuların sonu, nasıl olmuştur. (A'râf:7/86)

Hz. Şuayb (a.s), davet ve nasihatlerinde ısrar edince, ona karşı düşmanlıklarını açığa vurdular. Sözünü anlamadıklarını ve maksadını bilmediklerini iddia edip eğer himaye edenleri olmasaydı, kendisini öldürecekleri tehdidinde bulundular.

Yüce Allah, bu konu ile ilgili olarak şöyle buyurmaktadır:

"Dediler ki: Ey Şuayb! Söylediklerinin çoğunu anlamıyoruz ve içimizde seni cidden zayıf görüyoruz. Eğer (seni koruyan) kabilen olmasa, seni mutlaka taşla öldürürüz ve siz, bizden üstün değilsiniz. (Hud: 11/91)

Daha sonra milletinin yoluna geri dönmedikçe ve kavminin dinine girmedikçe, Hz. Şuayb (a.s)'ı ve kendisine iman edenleri, yurtlarından çıkarmakla ve kovmakla tehdit ettiler. Yüce Allah, A'râf Sûresinde bu konu ile ilgili olarak şöyle buyurmaktadır:

"Kavminden ileri gelenler: 'Ey Şuayb! Kesinlikle seni ve seninle beraber inananları, memleketimizden çıkaracağız ya da dinimize geri döneceksiniz' dediler. (Şuayb da, onlara:) 'istemesek de mi (bizi yurdumuzdan çıkaracak ve ya dinimizden döndüreceksiniz)?' dedi. (A‘raf: 7/88)