Hz. İlyâs (a.s )'ın Daveti
Hz. İlyâs (a.s)'ın daveti, İbn Cerîr et-Taberî'nin, Tarih'inde, İbn İshâk'tan naklen özetle şöyle geçmektedir:
"Hz. İlyâs (a.s), İsrail oğullarını; putlara tapmaktan vazgeçmeye ve yalnızca bir Allah'a ibadet etmeye davet edince, onu dinlemeyip ondan uzaklaştılar. O da:
- 'Allahım! İsrâil oğulları, davetimi dinlemeyip benden kaçtılar. Senden yüz çevirip başka şeylere taptılar. Onlara verdiğin nimeti geri al' dedi. Bunun üzerine Allah, ona:
'Onların rızık işini, senin eline verdik. Bu hususta söz senindir' diye vahyetti. İlyâs:
'Allahım! Onlara yağmur verme' diye dua etti. Bunun üzerine Allah, onlara, üç yıl boyunca bir damla yağmur yağdırmadı. Öyle ki hayvanları ve ağaçları (susuzluktan) helak oldu. İnsanlar çok şiddetli bir şekilde sıkıntıya düştüler...
Hz. İlyâs, onlara bu bedduayı yapıp gözden kayboldu. Bulunduğu yere rızkı geliyordu. Bu nedenle İsrail oğulları herhangi bir evden ekmek kokusu duysalar, İlyâs buradadır diyerek içeriye girip Hz. İlyâs'ı arıyorlardı. Fakat her defasında Hz. İlyâs'ı bulamayınca, ev halkına kötü davranıyorlardı.
Bir defasında Hz. İlyâs, İsrail oğullarından bir kadının evine sığınmıştı. Kadının, Elyesa' b. Ahtûb adında hastalıklı bir oğlu vardı. Kadın, Hz. İlyâs'ı saklayıp onun durumunu İsrail oğullarına duyurmamıştı. Kadının bu iyiliği karşısında Hz. İlyâs, kadının oğlunun iyileşmesi için dua etmişti. Allah ta onun duasını kabul edip çocuğu hastalıktan kurtardı. Bunun üzerine çocuk, Hz. İlyâs'a inanıp tasdik etti ve ona bağlandı. Hz. İlyâs nereye gitse, onu da beraberinde götürüyordu.
Hz. İlyâs yaşlanmıştı. Elyesa' ise genç bir delikanlı idi... Hz. İlyâs, İsrail oğullarına:
- 'Putlara tapmaktan vazgeçerseniz, bu sıkıntıyı sizden kaldırması için Allah'a dua ederim' dedi. Bunun üzerine İsrail oğulları, putları kaldırıp attılar. Hz. İlyâs da, onlardan sıkıntının kalkması için Allah'a dua etti. Allah ta onlardan sıkıntıyı kaldırdı. Onlara bolca yağmur gönderdi. Bunun üzerine (ekinleri ve ağaçlarının tekrar yeşermesi sebebiyle) şehirleri canlandı. Fakat onlar, eski hallerinden dönmediler ve hakka da yapışmadılar. Hz. İlyâs, onların bu durumunu görünce, kendi canını alması için Allah'a dua etti. Cenab-ı Allah ta, onun bu duasını kabul edip onun canını aldı ve onun ruhunu, kendi katına yükseltti. Bunun akabinde Cenab-ı Allah, Hz. İlyâs'dan sonra Elyesa'yı İsrail oğullarına Peygamber olarak gönderdi. (İbn Cerîr et-Taberî, Tarîhu'r-Rüsûl vel-Mülûk, 1/239-240)
İbn Kesîr de, Hz. İlyâs'ın daveti ile ilgili olarak şöyle der: "Hz. İlyâs, Şam'ın batı tarafında bulunan Ba'lebek halkına Peygamber olarak gönderilmişti. Onların, Ba'le adını verdikleri bir putu vardı. Onlar bu puta tapıyorlardı. Kur'ân-ı Kerîm, on-ların taptığı bu put ile ilgili olarak şöyle demektedir.
"(İlyâs, Peygamber olarak gönderildiği kavmine:) 'Allah'a karşı gelmekten sakınmaz mısınız? Yaratanların en iyisi olan (Allah)'ı bırakıp Ba’le putuna) mı taparsınız? Sizin ve evvelki atalarınızın ilahı Allah'a (ibadeti terk ediyorsunuz? Öyle mi?)' demişti. (Saffât: 37/125-126) (İbn Kesîr, el-Bidaye ve'n-Nihâye, 1/339)
Bazı tarihçilerin kaydettiğine göre; Hz. Süleyman (a.s)'dan sonra İsrail oğullarının ülkesi M.Ö. 933'te ikiye bölündü: (İsrail oğullarının kurduğu birleşik devletin üç hükümdarı oldu. Tâlût (m.ö. 1020 1004), Hz. Dâvud (M.Ö. 1004-985) ve Hz. Süleyman (M.Ö. 965-926). Bu hükümdarlar, Hz. Musa'nın yarıda bıraktığı işi tamamlayıp Filistin'i tamamen ele geçirdiler. Hz. Süleyman'dan sonra Filistin devleti ikiye bölündü. Bunlardan birincisi, Filistin'in kuzey bölgeleri ile Ürdün'ün önemli bir bölümünü içine alan bu İsrail deflerinin başkenti, Sameriyye idi. İkincisi ise Güney Filistin ile Âdum'u içine alan Yahûdiyye devletinin başkenti, Kudüs idi.)
Biri, Hz. Süleyman'ın sülalesinden gelen bir hükümdar tarafından yönetilirdi. Bu hükümdarların ilki, Hz. Süleyman'ın oğlu Ruhbeâm'dır.
İkincisi ise, Hz. Yûsuf un oğlu Efrâîm'in torunlarından biri tarafından yönetilirdi. Onların ilk hükümdarı ide, Curbeâm'dır.
İsrail oğulları devleti, Hz. Süleyman'dan sonra hükümdarlar ile ileri gelenler arasında devlet yönetimiyle ilgili ihtilaflar çıkması ve aralarında küfür ile sapıklığın yayılması sebebiyle dağıldı.
İsrail oğullarından Ehâb adında bir hükümdar, (Sayda prensesi olan putperest) hanımının, kendi kavminin (inancı olan) putperestliği İsrail oğulları içerisinde yaymasına göz yumdu. Çünkü bu kadının kavmi, putlara tapıyordu. Böylece İsrail oğulları içerisine putperestlik (tekrar) yayıldı. İsrail oğulları, Kur'ân-ı Kerîm'in de bildirdiği Ba'l adında bir puta tapmaya başlamışlardı. Bunun üzerine Yüce Allah, -davetini anlattığımız- Hz. İlyâs'ı, onlara Peygamber olarak gönderdi. (Muhammed Ali Sâbûnî, Peygamberler Tarihî, 666-669.)