Hz. Yahya Niçin Öldürüldü?
Tarihçiler, Hz. Yahya'nın öldürülmesi ile ilgili birçok sebep naklederler... Bunların en meşhur olanını, İbn Kesîr rivayet etmiştir. Yine bu rivayeti; Üstad en-Neccâr, "Kasasu'l-Enbiyâ" adlı kitabında şu şekilde aktarmaktadır:
"Filistin hükümdarı/valisi Herodes, (*) belalı ve fasık bir kimse idi. Bunun, erkek kardeşinin 'Herodya' adında çok güzel bir kızı vardı. Kızın amcası, onunla evlenmek istiyordu. Kız ile annesi de, bu evliliğe razı idiler. Fakat Hz. Yahya, bu evlilik işini öğrenince, böyle bir şeyin olamayacağını belirtmişti. Çünkü bu evlilik işi, -Müslümanlara göre haram olduğu gibi- Ehli kitabın şeriatına göre de haram idi. Bu nedenle de kızın annesi, Hz. Yahya'ya karşı kalbinde kin besleyip onu bir hile ile öldürmeye karar verdi.
(*Romalılar, genellikle fethettikleri yerlere, yerli vali ve hükümdar atama eğriminde oldukları için Filistin'de kendilerine tabi olan yerlilerden oluşmuş bir devlet kurulmasına izin verdiler. Bu devlet, M.Ö. 40 yılında son derece akıllı ve zeki olan Herodes adlı bir Yahudinin eline geçti. Aynı kişi, tarihe, "Büyük Herodes" adıyla geçmiştir. Hz. İsa'yı öldürmek isteyen Heredos bu büyük Heredos'tur. Hz. Yahya'yı şehit eden ise onun torunu olan Heredos olmuştur. Herodes'tan sonra devlet, 3'e bölündü)
Bu sebeple de kızı Herodya'yı, en güzel bir şekilde süsledi ve en güzel elbiseler giydirdi ve Herodes'un huzuruna yolladı. Kız, Herodes'un aklını başından çelinceye kadar dans etti. (Böylece kız, Herodes'u etkisi altına aldı.) Herodes, kıza:
- 'Dile benden ne dilersen?' dedi. Herodya, annesinin, kendisine öğrettiği gibi:
- 'Şu tabakta, Yahya'nın başını istiyorum' dedi. Herodes, kızın bu isteğini kabul edip Yahya'nın başının kendisine getirilmesini emretti. Bunun üzerine Yahya (a.s)'ı, namazda iken öldürdüler ve onu, bir koyun boğazlar gibi boğazladılar. Daha sonra başını, kanlar içinde tabağa koyarak Herodes'a getirdiler... Bunun üzerine Herodya'nın, o anda helak olduğunu söylenir. (Üstad en-Neccâr, Kasasu'l-Enbiyâ, s. 369)
Bu kıssa, bize; İsrail oğulları hükümdarlarının zulüm ve haksızlıkta ne kadar ileri gittiklerini göstermektedir. Çünkü bu hükümdarlar, bir anlık isteklerinden veya dine hürmeti ve semavi şeriatlara saygısı olmayan cahil, fasık kimselerin arzularını yerine getirme uğruna peygamberleri öldürmeye ve salih kulların kanlarını dökmeye cüret etmişlerdir. Ne garip bir şey!!
Çünkü İsrail oğulları, bu kötü âdeti başlatanların ilkidir. Hatta Peygamber öldürmek, onların sapıklıklarının ve taşkınlıklarının bir alameti ve işareti olmuştur.
Hz. Yahya, Hz. Zekeriyyâ, Hz. İsa'ya karşı tertiplenen olaylar ve sayılarını ancak Allah'ın bildiği peygamberlerin, hem insanlığın hem de Allah'ın düşmanları Yahudilerin ellerinde suçsuz yere kanları dökülmüştür.
Kur'ân-ı Kerim, bize; Yahudilerin, yeryüzünde işledikleri suçları şöyle anlatmaktadır:
Onlar yeryüzünde bozgunculuğa koşarlar. Allah ise bozguncuları sevmez. (Maide: 5/64)
Yine Yüce Allah, Yahudilerin, peygamberleri öldürdüklerini açıklama mahiyetinde şöyle buyurmaktadır:
"Ne zaman gönlünüzün arzulamadığı şeyleri söyleyen bir Peygamber gelmişse ona karşı büyüklük tasladınız. Size gelen peygamberlerden bir kısmım yalanlarken, bir kısmını da öldürüyorsunuz. (Bakara: 2/87)
Yüce Allah bu konuyla ilgili olarak devamla şöyle buyurmaktadır:
"Yahudilere: 'Şayet siz, gerçekten inanmıyor idiyseniz, daha önce Allah'ın Peygamberlerini neden öldürüyordunuz?' deyiverin. (Bakara: 2/91)
Yine Yüce Allah bu konuyla ilgili olarak şöyle buyurmaktadır:
"Haksız yere Peygamberleri öldürenler… (Âl-i İmrân:3/21)
Hz. Yahya'nın öldürülmesi olayında zorba ve hükümdarın zulmüne karşı çıkan pek çok alim de öldürülmüştür. Bunların başında Hz. Yahya'nın babası Hz. Zekeriyyâ gelmektedir. Daha önce de geçtiği üzere; bazı tarihçiler, oğlu Hz. Yahya'nın öldürülmesinden sonra, Hz. Zekeriyyâ'nın testere ile biçilerek öldürüldüğünü belirtmişlerdir.
İşte Hz. Yahya'nın durumu, böyle üzücü bir şekilde sona ermektedir.
İbn Asâkir, Zeyd b. Vakid'in şöyle söylediğini rivayet etmiştir: "Onun başı, Şam Mescidi (Şam Mescidi (Camiî), Emeviler döneminde zamanın hükümdarı Abdulmelik b. Mervan döneminde başlanıp Velid döneminde bitirilmiştir) yapılırken kıble tarafında mihraba yakın olan doğu köşesinde bulunduğunda Hz. Yahya'nın kafasını gördüm. Derisi ve saçları hiç çürümemişti. (İbn Kesîr, el-Bidaye, 2/55)
Başka bir rivayette ise buna şu ilave cümle yapılmıştır: "Sanki henüz yeni öldürülmüş gibiydi."
Derim ki: Hz. Yahya'nın saçının ve derisinin değişmediği ile ilgili durum, garip değildir. Çünkü Resulullah (s.a.v.) bu konuyla ilgili şöyle buyurmaktadır:
"Allah, toprağa, peygamberlerin vücudunu yemeyi haram kılmıştır. (Ebu Dâvud, Salat 201, Vitr 26; İbn Mâce, İkame 79, Cenaiz 65; Darimî, Salat 206; Müsned: 4/8)
Hz. Yahya'nın öğrencileri, Hz. Yahya'nın öldürülmesinden sonra (öldürüldüğü yere) gelip cesedini aldılar ve gömdüler. Daha sonra Hz. İsa'ya gelip ona Hz. Yahya'nın öldürüldüğünü anlattılar. Hz. İsa, onun öldürülmesi olayına çok üzüldü...
Hz. İsa, davetini açıklayıp insanlara öğüt verdi. Ona, birçok kişi tabi oldu. Fakat Yahudiler, onu, ansızın yakalayıp öldürmeyi planladılar. Alla 'ta, onu göğe kaldırıp onların tuzaklarından kurtardı. Bu, Hz. İsa'nın hayatı anlatılırken daha önce geçmişti.