Es-Selam

Es'SELÂM: Es'Selâm, zatı ayıptan, sıfatı eksiklikten, işleri de şerden salim olup, kulları tehlikeden salim kılan ahirette iyileri azaptan selim kılan, cennette de iyilere selâm verendir.

O, zat ayıptan, sıfatı noksanlıktan, ef’ali kötülükten beri olan bir varlıktır. Hal bu olunca, varlıktaki bütün selâmet ve emniyetler ondan sadır olmuştur ve yine ona rucû edecektir. Yukarıda anlatmıştık: Vacib Teâla'nın fiilleri şer'den (yani mutlak şerden) salim olmuştur.

Şerri hiçbir zaman bizatihi murat etmemiştir. Ama içinde hayır saklı olan şerri murat etmiş olabilir. Çünkü böyle olan şer aslında, yukarda da işaret ettiğimiz gibi şer değildir.

TENBiH:

Hile, kin, hased, kötülüğü istemek gibi şeylerden uzak, günâh ve yasaklardan beri olan her kul, Allah'a selâmet bulmuş bir kalple gelecektir. İşte kulun bu gibi huylardan arınması Selâm-ı Mutlak'tan istifade etmesiyle mümkündür.

Kulun her bakımdan selâmet bulması, ayrıca in'tikas ve in'ikastan da beri olmasına bağlıdır.

İn'tikas: Aklın şehvet ve gadaba esir olması demektir. Gerçekse bunun tam aksidir. Yani şehvet ve gazabın aklın esiri olmasıdır. Bunun aksi olunca intikâsa maruz kalmış olur. Böyle olunca da emir memur; kral köle olmuş olur. Şu halde selâm ve İslam’la, ancak Müslümanların dilinden ve elinden kurtulmuş olan kimse nitelenebilir. Henüz kendi nefsini kurtaramayan kişi, bu ulvi vasıfla nasıl nitelenebilir?