El-Mü'min
El'MÜ'MİN: El'Mü'min, Peygamberleri sözü ve mucizeler yaratması ile tasdik eden. Yaratılanları zulümden, tehlikeden ve afetlerden koruyan ahirette de Mü'minleri azaptan koruyandır.
O öyle bir varlıktır ki, bütün emniyet ve eman ona racidir. Çünkü emniyet sebeplerini o açıklamış, korku yollarını o kapatmıştır.
Korku mahalli olmadan emniyet, helak olma tehlikesi olmadan da korku tasavvur edilemez. Mü'mini mutlak o varlıktır ki, bütün emniyet ve emanın kaynağı asla ondan başkası olamaz. İşte o da Allah'tır.
Şurası da bir gerçektir ki, kör görmediği yerden kendisine bir felâketin gelebileceğinden endişe eder. İşte gören göz, sahibini böyle bir tehlikeden kurtarır. Eli olmayan kişi de el ile savunabileceği yerden tehlike geldiğinde böyle bir korkuya kapılır. Ama eli olursa o tehlikeyi rahatlıkla önler.
İşte insan oğlunun bütün organ ve duyuları da böyledir. İsimlerinden biri Mü'min olan Allah onları yaratmış, şekillendirmiş, kuvvetlendirmiştir.
Şimdi düşmanları tarafından aranan bir insanı düşünelim:
Çembere alınmış, halsiz olduğu için organları hareket edemiyor. Hareket etse bile, kendisini koruyacak silâhı yok. Veya silâhı da var ama, düşman çok, tek başına üstelerinden gelemiyor. Kendini koruyan insanlar da var ama, mutlaka hep beraber sığınacak bir kaleleri olması gerekiyor. Tam o sırada biri yetişiyor ona silâh, asker veriyor. Üstelik onu ve askerlerini muhafaza edecek bir de kocaman kale yapıyor. Ona emniyet ve eman nimetini tattırıyor. İşte böyle olan kişiye şimdi rahatlıkla biz mümin diyebiliriz.
İmdi kul, yaratılış itibarı ile gayet zayıftır. Hastalık, açlık, susuzluk, gibi şeylere maruz olduğu gibi; yanma, boğulma, yaralanma, kırılma tehlikeleriyle de her zaman karşı karşıyadır.
Onun hastalık hakkındaki korku ve endişelerini, ancak hastalığa çare bulan doktorlar bertaraf edebilirler. Yemekler de açlığını, su da susuzluğunu giderebilir. Azaları (organları) da bedenin muhafazası için elverişli olabilir.
Duyuları da felâketten haber verecek birer casuslarıdır.
Bütün bunların yanında kulun asıl büyük korkusu vardır ki, o da ahiret korkusudur. Onu bu korkudan kurtaracak yegane siper ise Kelime-i Tevhittir. Allah da işte kullarına en büyük bir reçete olarak ve en güzel koruyucu kale olarak bu Kelime-i Tayyibeyi ihsan etmiştir. Ve şöyle buyurmuştur: «— La ilahe illellah, benim kalemdir. Her kim benim kaleme girerse, azabımdan emin olur.»
Bütün bunlardan anlaşılıyor ki; Kâinatta, esbaba tevessül etmeden emniyet tasavvur edilemez. Bu sebeplerin yaratıcısı, onların göstericisi ve nasıl kullanılacağının öğreticisi hiç şüphe yok ki Allah'tır.
O'dur her şeyi yaratan, O'dur yol gösteren.
Evet, O'dur gerçek ve mutlak MÜ'MİN...
TENBİH:
Kul, bu isimden şunu elde edebilir: Yanında bulunan herkesi şerrinden emin kılar. Hiç kimseye zararı dokunmaz, ona baş vuran her korkan kişiyi, gerek kendi nefsi ve gerekse dini hakkında duyduğu korku ve endişeden kurtarmaya çalışır. Nitekim Resulullah Sallallâhû Aleyhi ve Sellem şöyle buyurmuşlardır:
«Allah ve ahiret gününe iman eden, komşusunu kendi kötülüklerinden emin kılsın»
Kullar arasında bu isme en çok hak kazanan, halkı, kurtuluş yoluna, Allah yoluna irşad ve hidayet ederek Allah'ın azabından kurtaran kişilerdir. Bunu da hiç şüphe yok ki, Peygamberler ve âlimler yaparlar. Bakınız Peygamberimiz (S.A.V.) ne buyurmuşlar:
«Şüphesiz siz, ateşte kelebekler gibi dolaşacaksınız, ben gelip sizi bir tarafınızdan tutarak kurtaracağım.»
HAYÂL VE TENBİH:
Korku, şüphesiz ki Allah'tandır. Kullarını korkutan O'dur. Korku sebeplerini de o yaratmıştır. Öyleyse emniyet O'na nasıl izafe edilir?
CEVAP: Korku ondandır... Emniyet de ondandır. Korku sebeplerini ve emniyeti yaratan hiç şüphe yok ki O'dur! Onun korkutucu olması, Mümin olmasına mani teşkil etmez. Nitekim kullarından bazılarını zelil kılması O'nun Muiz (Aziz) kılıcı olmasına mani değildir. O, Hem Muiz (Aziz kılıcı), hem de Muzil (Zelil) kılıcıdır.
Ve yine O'nun kullarından bazılarını alçaltıcı olması; yükseltici olmasına mani değildir. O bazı kişileri alçalttığı gibi bazılarını da yükseltebilir.
Demek ki, Mümin (Eman veren) de O'dur, korkutan da O'dur. Lâkin güzel isimlerinden biri Mü'min olmuştur da Muhavvif (Korkutucu) olmamıştır...