el-Cebbar

El'CEBBAR: El'Cebbar zorla düzelten, dilediğini yaptırabilen, kırılanları onaran eksikleri tamamlayandır.

O, öyle bir varlıktır ki, dilediğini cebir yolu ile herkeste icra edebilir. Hiç kimse O'na bir şey yapamaz. Hiç kimse O'nun elinden (kudretinden) kurtulamaz. Bütün eller O'na karşı aciz kalır. Mutlak (kayıtsız şartsız) Cebbar hiç şüphe yok ki Allah'tır. O herkese cebr eder, hiç kimse O'na cebr edemez. Bu hususta hiç kimse O'na eş olamaz.

TENBİH:

Kullardan bu isme lâyık olan, uymaktan uyulmak derecesine yükselen, rütbe itibarı ile herkesten yüksek olan, heyeti ve suretiyle her bakımdan halka cebr eden, kendisine uymaya onları mecbur kılan, onlara faydası dokunan, onlardan faydalanmaya lüzum ve ihtiyaç duymayan, tesir edebilen, hiç kimsenin tesirinde kalmayan, kendisine uyulan ve fakat hiç kimseye uymak mecburiyetinde olmayan, herkes tarafından delicesine sevilen bir kimse, onu gördüğünde, bir daha görmek isteyen ve fakat onun gibi olma temennisinde bulunmayan, kimsedir ki bu vasıf ancak insanlığın Önderi Hazret-i Muhammed'e (S.A.V.) nasib ve müyesser olmuştur. Nitekim bir hadisinde bu hakikati şöylece tebarüz ettirmişlerdir:

«— Musa sağ olsaydı, bana uymaktan başka çaresi olmazdı. Ben Adem oğullarının efendisiyim (ki bununla) gururlanmıyorum.»