es-Semi’
Es'SEMİ’: Es'Semi’ karıncanın taş üzerinde yürüyüşündeki ayak adımları seslerinden daha az bile olsa her sesi ve her şeyi nihayetsiz ve sonsuz işitendir.
Ne kadar gizli olursa olsun, O, her şeyi duyar. Hatta karanlık bir gecede, siyah bir kaya üzerinde sessizce yürüyen simsiyah karıncanın ayak seslerini bile işitir.
Hamd edicilerin hamdini duyar, mükafatlandırır, dua edenlerin yalvarışlarından haberi olur, dualarını kabul eder.
Duyar ama bizim gibi kulakla değil, yapar ama bizim gibi eli yoktur, konuşur ama bizim gibi dille değil. O bütün insanlarda olan aza ve hadisatın her şeyinden her çeşidinden münezzeh ve müberradır. Bizim gibi alet ve edevattan münezzeh kıldığımız zaman anlarız ki, O'nun duyuşu bizimkine benzemez, bambaşkadır. Duyuşu sonsuzdur.
Bu hususu ince düşünmeyen kişi, teşbih gibi, affedilmeyecek bir hataya düşebilir. Onun için çok düşünmelisin ve pek dikkatli olmalısın.
TENBİH:
His (duyma) yönünden, kulun bu sıfattan nasibi vardır lâkin kısadır. Çünkü o, bütün duyulan şeyleri idrak edemez (duyamaz) o ancak yakın olan sesleri duyabilir.
Sonra duyu organı her zaman hastalanabilir. Ses gizli olursa duyma kabiliyeti hemen hemen işe yaramaz.
Ses uzakta olursa hiç duyamaz. Ses çok ve son derece tiz ve gürültülü olursa büsbütün duyusunu kaybeder. Yahut ona bir halel gelir de duyamaz olur.
Bu vasıftan kulun alacağı dini haz iki çeşittir:
1 — Allah'ın her şeyi duyduğunu ve Allah'a gizli kapaklı hiçbir şey tasavvur edilemeyeceğini bilir ve ona göre dilini muhafaza eder kötü niyet ve teşebbüslerde bulunmaz.
2 — Kendine kulağın yalnız Allah kelâmını dinlemek için verildiğini bilir. Allah'ın kitabını dinler, ondan istifade eder, Allah'a ulaştıracak hidayet yolları bulmak için canla ona sarılır.