El-Hakim

EL'HAKİM: EI'Hakîm, buyrukları ve her şeyi hikmetli olandır.

Bu, Hikmet sahibi demektir. Hikmet, en üstün ilimlerle en üstün hususları bilmekten ibarettir. En üstün ve en yüce Allah'tır! O'nun künhünü, kendisinden başkası tam manasıyla bilemez. Gerçek Hakîm O'dur. Çünkü en yüce şeyleri en yüce ilimlerle bilen O'dur.

Zira en yüce ilim, zevali tasavvur olunmayan dâimi ve ezelî ilimdir.

Gizlilik veya şüphenin uğrayamadığı, tastamam malûma (bilinene) mutabık olan ilimdir.

Bu niteliği Allah’ın ilmînden başka hangi ilim taşıyabilir?

İnce sanatları iyi yapan, yaptığı işi temiz ve güzel yapana da her ne kadar mecazî mânâda hakim denirse de gerçek ve mutlak hakîm Allah’tan başka kimse olamaz.

TENBİH:

Bir kimse bütün şeyleri bilip de Allah'ı bilmezse, ona Hakîm denilmez. Çünkü o, en üstün ve yüce olan şeyi bilememiştir.

HİKMET ilimlerin en yücesidir. İlmin yüceliği, malûmun yüceliği ile ölçülür. Allah’tan yüce varlık var mıdır?

Allah’ı bilen kişi, diğer ilimlerde her ne kadar zayıf ise de, her ne kadar güzel konuşup konuyu etraflıca açıklayamasa da o Hakimdir. Lâkin kulun hikmetini Allah’ın hikmetine kıyaslayacak olursak, onun kendisini bilmesi ile Allah’ın kendi Zâtını bilmesi arasındaki fark kadar büyük olduğunu görürüz.

Evet bu iki hikmet arasındaki fark gerçekten büyüktür. Buna rağmen bu bilgi (kulun Allah’ı bilmesi) bütün bilgilerin en enfesi ve en hayırlısıdır.

Çünkü kendisine hikmet verilen kişi, kendisine pek çok hayır verilen kişidir.

Evet Allah’ı gerçekten bilen kişinin sözü, diğer insanların sözüne uymaz! Çünkü o, cüziyata temas etmez, sözü küllî ve özlü olur. Sonra peşin menfaatlerin ardından koşmaz, sonunda kendisine yarayacak şeyin peşinde olur.

Durum böyle açıklık arz edince, Allah’ı bilen ve hikmetli sözler söyleyen insanlara Hakîm, söyledikleri sözlere de hikmet denilir:

Peygamberlerin Ulusu Sallallâhu Aleyhi ve Sellem'in şu hadisleri gibi:

«Hikmetin başı Allah korkusudur.»

«Yiğit o kimsedir ki, nefsine galip olup ölümden sonrası için çalışır. Aciz o kişidir ki, nefsinin çirkin arzularına ram olup Allah’a karşı ümitlere kapılır (Allah kerimdir nasılsa beni affeder deyip kendisini avutur.»

«Az olup ta yeterli olan, çok olup ta (Allah’a itaatten kişiyi) alıkoyandan iyidir.»

«Sabahlayan kimse vücudunu sıhhat içinde, yolunu emniyet içinde bulursa bir günlük yiyeceği de olursa dünya bütünüyle onun olmuş demektir.» (Buhari rivayet etmiştir.)

«Allah’tan korkar ol ki, insanların en çok ibadet edicisi olasın, kanaatkar ol ki, insanların en çok şükredeni olasın.»

«Gelen belâ, insanın dilinden gelir.»

«Kişinin malayaniyi terk etmesi Hüsn-ü İslâm’ındandır.»

«Mutlu o kişidir ki, kendisini değil de başkasını örnek göstererek vaaz eder.»

«Sükût hikmettir, fakat susan azdır.»

«Kanaat tükenmez bir hazinedir.»

«Sabır imanın yarısıdır, yakin ise hepsidir»

İşte bu ve benzeri sözlere hikmet; söyleyicilerine de hakim denir.