El-Mukaddim el-Muahhir
EL'MUKADDİM - EL'MUAHHİR: İstediğini var veya yok etmekte zaman, mekân, şeref ve rütbede ileri geçiren, öne alan ve istediğini de geriye koyan, arkaya bırakandır.
Yaklaştıran da uzaklaştıran da O'dur. Kimi yaklaştırmışsa, onu takdim, kimi uzaklaştırmışsa onu tehir etmiştir.
Peygamber ve dostlarını, kendisine yaklaştırmakla takdim, düşmanlarını kendisinden uzaklaştırmak, kendi ile onlar arasını perdelemekle tehir etmiştir.
Bir kıral iki şahsı kendisine yaklaştırırsa ve birini kendine daha yakın bir yerde oturtsa tabi onu diğerinin önüne geçirmiş olmakla takdim etmiş olur. Önde olma keyfiyeti, ya yer bakımından olur veyahut rütbe bakımından...
Şüphesiz, kendisinden uzakta olana muzaftır (nisbet edilmiştir) O.
Bunda bir maksat olmalıdır. Kâinatta bütün varlıkların maksadı hiç şüphe yok ki Allah'tır.
Allah katında mukaddem olan hiç şüphe yok ki Mukarreb olandır...
Önce melekleri, sonra peygamberleri, daha sonra velileri ve onları takiben de (ilmi ile amil olan) âlimleri takdim etmiştir, (diğer mahlûkata.)
Her tehir edilen, makabline nispeten takdim edilmiştir. Her takdim edilen de sonrasındakine nispeten takdim edilmiştir.
İşte Mukaddim de Muahhir de Allah'tır. Çünkü onların (yani kulların) ilerlemesini veya gerilemesini gördüğümüz zaman, onları ilerleten veya himmetlerini ibadetten azaltıp gerileten kim olduğunu anlamakta güçlük çeker miyiz hiç? İşte bunların hepsi Allah'tandır. Bunun için de O, hem Mukaddimdir (ilerleten), hem Muahhirdir (gerileten).
Takdim ile tehirden murat, rütbe bakımından ilerleme veya gerilemedir.
Demek ki ilerleyen, kendi bilgi ve kabiliyeti ile değil de Allah'ın ilerletmesi sebebiyle ilerlemiştir. Gerileyen de öyle.
Bu iddiamızı ispatlayacak iki ayet:
«Şüphe yok ki, kendileri için bizden en güzel (bir saadet) sebketmiş (takdir edilmiş) olanlar, işte bunlar oradan (cehennemden) uzaklaştırılmışlardır.» (Enbiya:101)
«Eğer biz dileseydik herkesi elbette hidayete erdirirdik. Fakat benden (sadır olan şu): «Cehennemi bütün cinlerle insanlardan (niceleri ile) muhakkak dolduracağım» (Secde:13)
TENBİH:
Fiiller sıfatından kulun hazzı meydandadır. Bu sebeple, konunun uzamasını istemediğimizden her isimde aynı şeyleri tekrarlamaktan sarf-ı nazar ettik.