Es-Sabûr
ES'SABUR: Es-Sabur, suçlulara mühlet verip, cezalandırmalarını sonraya bırakan, acele etmeyip sabredendir.
O, bir işi, vakti gelmeden yapmak için acele eden değildir. Yapacağı işlere muayyen bir zaman koyar ve onları koyduğu kanunlara göre - zamanı gelince - icra eder, önceden çizdiği zamandan, bir tembelin geciktirmesi gibi geciktirmez veya acelecinin yaptığı gibi zamanı gelmeden yapmaya kalkışmaz. Bilâkis her şeyi, hangi zamanda yapılmasını takdir buyurmuş ise o zaman yapar.
O'nun hakkında, bütün bunlar, iradeyi zorlayacak ve onu sıkıntıya sokacak sebeplerden halidir.
Kulun sabrı ise iradeyi zorlayacak sebeplerden hali değildir. Çünkü onun sabrı, şehvet ve öfkenin gerektirdiği şeyler karşısında, dinin icap ettirdiği şeylere karşı sebat göstermek demektir.
Bu itibarla kul, iki zıt şey karşısında kalmaktadır. Zıt şeylerden (şehvet ve öfkenin icap ettirdiği) hususu itip, dinin gerektirdiği hususa sarıldığı zaman kula Sabûr (çok sabredici) ismi verilebilir. Çünkü onu kötülüğe iten şeyi kahredip sabretmiştir.
Allah hakkında aceleyi gerektirecek durum bahis konusu değildir. Onun için, takdir ettiği şeyi zamanından önce yapmasına sebep olacak bir bais yoktur. Zaten olamaz da. Öyleyse bu isme (Es-Sabûr) ismine en lâyık olan da Allah’tır. Onun hakkında, mücahede tarikiyle altedilecek aksi sebepler katiyen mevcut olamaz.