Esma-i Hüsnanın kaynağı nedir?
SUAL :
Bu doksan dokuz ismi, Resulullah (s.a.v.) bizzat saymış mıdır, yoksa bunu, Kitab, Sünnet ve buna delâlet eden haberlerden herkesin çıkarıp almasına mı bırakmıştır?
CEVAB :
Allah'ın Resulü -Ebu Hüreyrenin (r.a.) rivayetinden de anlaşılacağı gibi- bu isimleri sayıp toplamıştır. Gaye, Müslümanları bu isimleri saymaya teşvik etmektir. Eğer saymasalardı, halk bunları nereden bilecekti. Halka bunları ayrı ayrı bulup saymak, tabii ki güç gelecekti.
Alimlerin ekserisi şerh ve izahını yaptığımız, Ebu Hüreyre'nin (r.a.) rivayetini kabul etmişlerdir. Yalnız İmam Ahmed ve Beyhaki, Ebu Hüreyre'nin (r.a.) rivayetini cerh ederek, ravîler zincirinde bazı zayıf halkaların bulunduğunu ileri sürmüşlerdir.
Ebu İsa Tirmizî bu rivayet hakkında zaafa delâlet eden bazı hususlara işaret etmiştir.
Ayrıca diğer muhaddisler de, bu rivayette görülen şu üç hususa dikkati çekmişlerdir:
a) Ebu Hüreyre’den (r.a.) nakl edilen bu rivayette karışıklık vardır: Çünkü ondan, birbirlerine -birinde ibdal, diğerinde tabir bulunan- zıt iki rivayet nakl edilmiştir.
b) Onun rivayeti, Hannan, Mennan, Ramazan gibi isimlerle, diğer haberlerin bildirdiği isimleri içine almamıştır.
c) Sahihte adeti beyan eden Peygamber (s.a.v.)' in sözü «Allah'ın doksan dokuz ismi vardır; kim bu isimleri tadad ederse cennete girer» olmuştur. İsimlerin ayrı ayrı zikri ise, Sahih’te varit olmamıştır. Sahih’te bu hususta garib bir rivayet vardır ki, içinde zayıf bulunan ravî mevcuttur.
Bu mikdar gösteriyor ki, isimler bu sayıdan fazla değildir.
Ebu Hüreyre'nin (r.a.) rivayetinin dışında kalan isimlerin elde edilmesi bizi, bu zahirden alıkoymuştur. Çünkü isimlerin adedi bulunan rivayeti biz zayıf sayarsak, müşküllerden birkaçı bertaraf edilmiş olur.
Çünkü biz diyoruz ki; isimler doksan dokuzdur. Allah bunları kendine tesmiye etmiştir. Onu yüze tamamlamamıştır. Çünkü o, tektir; teki sever. Bunların içine «Hannan» «Mennan» ve diğer isimler de dahil olmaktadır. Bunların hepsini bir araya getirmek, ancak Kitab ve Sünneti araştırmakla mümkün olur; Çünkü bunların bir kısmı Kitabullah'ta bulunur, bir kısmı da Resulullah’ın verdiği haberlerde.
O alim demiştir ki:
«Kitab ve sahih haberlerden araştırarak seksen isim elde edebildim. Diğer isimler, içtihad yolu ile haberlerden elde edilmedir.»
Sanırım ki, isimlerin sayısını bildiren hadis ona erişmemiştir. Şayet ulaşsaydı, onu zayıf bulurdu veyahut o rivayeti bırakıp da Sahih’te mevcut olan haberi alır ve kalan isimleri Sahih’teki haberlerden araştırmaya koyulurdu.
İş bu merkezde olursa, onları araştırmak suretiyle sayan kişi son derece yorgunluğu göze alacaktır. Tabii ki böyle bir kimse cennete hak kazanmış olur.
Yoksa hepsinin, ayrı ayrı beyan edildiği rivayetten bu isimleri çıkarıp saymak zor bir şey değildir.
Evet, sahihlerin bazı lâfızlarında: «Onları ezberleyen cennete girer» diye varit olmuştur. Hıfz etmek, şüphesiz ki yorgunluk isteyen bir iştir.
İşte bu hadisten anladığım ihtimaller bundan ibarettir.
Bundan fazlasına temas etmek, ancak tahminle bilinen içtihadi işlere tevessül etmek olur ki, bu akılların yürüyeceği yolun dışında kalır. Vallahu Alem.