Kuba'ya Geliş

Resûlullah (s.a.v.) Küba'ya ulaşmıştı. Küba'da bulunanlar, O'nu karşılamaya çıktılar. Hz. Peygamber, Küba'da, Kûlsum bin Hedm'e misafir olarak birkaç gün kaldı. Çünkü Hz. Ali (r.a.) emanetleri sahiplerine verdikten sonra, Peygamberimize gelip burada ulaşacaktı. Resûlullah (s.a.v.) burada, Küba Mescidi'ni inşâ etti. Kur'ân-ı Kerim'de Yüce Allah'ın: «İlk günden beri temelleri takva üzere kurulan Mescit, içerisinde namaza durmana daha lâyıktır.» (Tevbe:108) buyurarak tavsif buyurduğu mescit işte budur.

Daha sonra Resûlullah (s.a.v.) Medine yolculuğuna devam etti. Mes'ûdi'nin rivayetine göre; Medine'ye, Rebiülevvel ayının on ikinci gecesi girdi. Ensâr hemen, etrafını sardı. Hepsi, Resûlullah'ın kendi evine inmesini rica ederek devesinin yularını tutup çekiyor, Resûlullah da. onlara: «Devenin yolunu açınız! Nereye çökeceği ona emredilmiştir!» diyordu. Deve, Ebû Eyyûb el-Ensârî'nin evinin karşısında bulunan, Neccâr oğullarından iki yetim çocuğa ait bir arsaya varıncaya kadar, Medine'nin sokaklarında yürümesine devam etti. Resûlullah (s.a.v.): «İnşâallah, konak yeri burasıdır» buyurdu. Ebû'Eyyûb gelip, devenin göçünü kendi evine taşıdı, İbn Hişâm’ın rivayet ettiğine göre; Neccâr oğullarından küçük kızlar dışarı çıkarak, Resûlullah'ın gelişine ve kendilerine komşu oluşuna çok sevinip, şarkılar söylediler. Kızların sevinçle okuduğu beyit şudur:

«Neccâr oğulları oymağının kızlarıyız, biz. Ne hoştur, komşuluğu Muhammed'in!»

Hz. Peygamber (s.a.v.) onlara : «Beni seviyor musunuz?» diye sordu. Onlar da: «Evet, yâ Resûlâllah!» dediler. Bu sefer Peygamberimiz: «Allah bilir ki, kalbim sizin sevginizle dolu» buyurdu.