İ'sâr
(İktisadî Fıkıh Terimi)
Sözlükte, kolaylıktan zorluğa geçme anlamına gelir. 'Usra, da darlık, sıkıntı ve yetersizlik demektir. İbn Fâris'in dediğine göre usr, zorluk ve sıkıntıya yol açan her şeydü". 'Usr (zorluk), yusr (kolaylık) kelimesinin zıttıdır. Darlık da bir zorluktur. Çünkü darlık veren bir işte sıkıntı vardır.
Terim olarak 'usrâ, bir kimsenin ödemesi gereken malı ödeme gücü olmaması demektir. Kadı Ebul-Velid ibn Rüşd'ün söylediğine göre, zorluk içindeki borçlu için iki durum söz konusu olur: Ya yokluk içindedir ya da böyle değildir. Çünkü her yokluğa düşen, sıkıntıya girmiş demektir; ama her sıkıntıya düşen yokluk içinde olmayabilir.
Eğer borçlu yokluk içine düşmüş, fakir ise, yani bütün malını tüketmişse ve borcunu Ödediği takdirde kendisinin ve çoluk çocuğunun temel ihtiyaçlarını temin edemeyecek-se, bu takdirde alacaklının beklemesi kesinlikle vacib olur, başka çaresi de yoktur. Çünkü bu durumda borçlu borcunu ödemekten kesin olarak acizdir ve dinen bir kimseye gücünün yetmediğini yüklemek için bir yol yoktur.
Borçlu yokluk içinde değilse, yani bir miktar malı var, fakat borcunu ödediği takdirde, çoluk çocuğunun nafakasını temin etmekte darlık ve sıkıntıya düşecekse; biraz ferahlaması ve zarara uğramadan borcunu ödeme imkânı bulabilmesi için borcu tehir etmek, rağbet edilen mendup bir iş olur.
Kurtuba âlimleri, elde bulunan malın durumuna göre borcun tehir edilmesi şeklinde ictihad ederek fetva vermişlerdir. Ancak borçlunun, şu andaki akar ve mallarının vekalet yoluyla satışını uygun bulmazlar. Bunların dışındaki Endülüs âlimleri, vekâlet yoluyla borçlunun mallarının satışı ve alacağın yarısının hemen ödenmesi yolunda fetva vermişlerdir.