İzafe
(İktisadî Fıkıh Terimi)
Sözlükte bir şeyi bir şeye ilâve etmek, dayandırmak veya nisbet etmek, iki şey arasında ilgi kurmak demektir ve ıstılah anlamıyla aynıdır.
Terim olarak, bu kelime, kıyas yoluyla iki şey arasında kuvvetli bir ilgi kurmak şeklinde yorumlanmıştır. Meselâ oğulluk ve babalık kelimelerinde olduğu gibi. (Çocuk ile baba veya baba ile çocuk arasında birbirlerine karşı görevleri bakımından çok kuvvetli bir ilgi vardır.) Ayrıca fıkıhçılar bir hükmü gelecek zamana izafe ederek, yetkinin, tasarruf sahibinin koyduğu ilkeler çerçevesinde, gelecek zamana da tesir edeceğini söylemişlerdir. Çünkü izafe, hükmün sebep üzerine dönüşmesi ve onun ortaya çıktığı zamana kadar geciktirilmesi demektir.
Fıkıhçılar akitlerdeki (sözleşmeler) izafeyi iki kısma ayırmışlardır.
a) Vakte (zamana) izafe.
b) Şahsa izafe.
Vakte izafe, akitle ilgili yükümlülüklerin, onunla belirlenen zamana kadar geciktirilmesidir. Ancak belirtmek gerekir ki, vakte izafe edilebilen ve vakte izafe edilemeyen akitler vardır.
Şahsa izafeye gelince, tasarrufla ilgili hükümlerin ve yetkilerin bir kimseye ait olduğunun belirtilmesidir.