Köpek Beslemek
Av, ziraat, sürü, ev bekletme vb. sebeblere dayalı olarak köpek beslemenin caiz olduğu
konusunda ulema ittifak etmiştir. Ancak hırsız korkusu gibi zaruri bir sebep olmaksızın evde
bulundurulmasını hoş karşılamamışlardır (ibnü'l-Hümâm, Fethu'l-Kadîr, Bulak 1319, VI, 246;
İbn Âbidin, Reddü'l-Muhtâr, Kahire 1386-89/1966-69, V, 226-227). Hz. Peygamber (s.a.s.)
ziraat, koyun, ev bekletme, av gibi bir sebep olmaksızın köpek besleyenin sevabından her gün
bir kırat (bir başka rivayette iki kırat) eksileceğini (Buhârî, "Hars", 3, "Bed'ül-halk", 7,
17; "Zebâih", 6; Müslim, "Müsâkât", 51-60; Nesâî, "Sayd", 10- 14, 24......) ayrıca içinde
köpek bulunan eve meleklerin girmeyeceğini haber vermiştir (Buhârî, "Bed'ül-halk",
7,17......). Nitekim Hz. Peygamber (s.a.s) Cebrail ile, belli bir saatte buluşmak üzere
sözleşmişler, ancak içeride bulunan köpek sebebiyle Cebrail gelmemiş ve köpeği farkeden
Rasûlüllah derhal çıkarılmasını emretmiş ve köpek çıkarıldıktan sonra Cebrail'le
görüşebilmiştir (Buhârî, "Bed'ü'l-halk", 7,17, "Meğâzî", 12, "Libâs", 88,94; Müslim,
"Libâs", 81-84....; Fahreddin er-Râzî, Mefâtihu'l-Cayb, Kahire 1934-62, XXXI, 210). Şafiiler
ihtiyaç yokken köpek edinmenin haram olduğu görüşündedirler (Nevevî, Şerhu'l-Müslim, Kahire
1347-49/1929-30, X, 236).
İçinde köpek bulunan eve meleklerin girmemelerinin sebebi onların pis kokmaları, pislik
yemeleridir. Bundan dolayı gereksiz yere köpek edinen kimse evine melek girmekten mahrum
bırakılmak suretiyle cezalandırılmıştır (Nevevî, a.g.e., XIV, 84; Aynî, Umdetü'l-Kârî,
Kahire 1348, XV, 139). Ayrıca aralarında köpek ve çan bulunan yolcularla meleklerin
arkadaşlık etmeyeceği de Hz. Peygamber tarafından ifade edilmiştir (Müslim, Libâs, 103).
Hadiste geçen "kırat", lüzumsuz olarak köpek edinen mü'minin sevabından Allah katında malum
bir miktarın eksilmesini ifade eder (Tecrîd-i Sarih Tercümesi, VII, 131). Buradaki kırat
konusunda ise farklı görüşler vardır. Bu fark insanlara eziyet konusunda birbirinden farklı
iki tür köpeğe nisbetle yapılmış olabileceği gibi, köy-kent ayrımına göre de ifade
edilebileceği belirtilmektedir. Zira, fazla insanın yaşadığı yerde rahatsız olanların sayısı
da artmaktadır. Bunun yanında daha önce bir kırat olan ceza, ağırlaştırmak suretiyle iki
kırat'a çıkarılmış olduğu üzerinde de durulmuştur (Nevevî, a.g.e., X, 239; Aynî, a.g.e., XV,
203).İhtiyaç olmaksızın köpek edinmenin yasaklanması konusunda özellikle durulması ve köpek
besleme konusunda ağır bir müeyyidenin getirilmesi onun kudurganların % 92,5 kısmını teşkil
etmesi ve kuduza yakalanma ve yayma konusunda hayvanlar içinde ilk sırada bulunmasından da
kaynaklanabilir. Kuduzu, saldıran köpekler verebileceği gibi, kendisini sevdiren, serbestçe
istediği insanı yalayan hatta kendine acındıranlar da aşılayabilirler. Bu durumdaki
hastalık, tedbir almakta kusur ettirdiğinden çok daha tehlikeli olduğu düşünülürse bu
konudaki titizlik daha kolay anlaşılır. Hiç evden çıkarılmayan veya diğer köpeklerle temas
etmeyen köpekler bile evdeki kudurmuş olan bir kediden veya fareden de mikrobu alıp
hastalığı yayabileceği gibi Ekinokok= kist idatik hastalığını aşılamak cihetinden de tehlike
arzeder. Kuduz, hayvanın yalnız ısırmasıyla değil yalaması veya salyasının bulaşmasıyla da
sirayet edebilir (Tecrid-i Sarih Tercümesi, VII, 133- 143)
Bu açıdan bakıldığında fukahânın köpeğin artığını necis sayması ve yaladığı kabın cumhura
göre yedi, Ebû Hanîfe'ye göre üç defa yıkanmasının gerekli olduğu (Azîmâbâdî, Avnu'l Mabûd,
Medine 1388/1968, I, 135) konusundaki görüşleri ve saldırgan köpeğin öldürüleceği konusunda
ittifak'ın bulunması (Nevevî, a.g.e., X, 235; Avnî, a.g.e., XV, 202; ibn Cüzey,
el-Kavânînü'l Fıkhiyye, Beyrut, ty., s 294) çok manidardır.