Medlûl

Delîlin (alâmet ve işâretin) delâlet ettiği, gösterdiği şey.

Delîl bulunmayınca, medlûlün de bulunmayacağı söylenemez. Çünkü, Allah Teâlânın varlığına delîl olan âlem (Allah Teâlâ’dan başka her şey) yaratılmadan önce, medlûl olan yaratanın yok olduğu söylenmiş olur ki, bu bâtıldır, hükümsüzdür. Çünkü, Allah Teâlâ, âlem yaratılmadan önce de vardı. O'nun başlangıcı ve sonu yoktur. Ezelîdir, ebedîdir. O halde delîl olmadan da medlûl olabilir. Duman olmadığı hâlde ateşin bulunması gibi. (Fahreddîn Râzî)