Mülâmese

(İktisadî Fıkıh Terimi)

(dokunmayla satış)

Sözlükte el ile dokunmak anlamına gelen lemsi kökünden gelir.

Deyim olarak Hz. Peygsmber'in bir hadisinde geçmektedir. Buhârî ve Müslim'in Ebu Hureyre'den rivayet ettiklerine göre Hz. Peygamber (s.a.v.) nıülâmeseyi yasakladı. Fukaha ise bey'-i mülâmesenin manası üzerinde ihtilaf etmişlerdir. Bu konuda dört görüş vardır:

1- İmam Malik'in görüşü: Bir kimsenin elbiseye dokunması fakat içini açmaması ve içinde bulunan şeyleri açıkla-mamasıdır, veya gömleğin içinde ne olduğunu bilmeden satışa çıkarmasıdır. Bâcfnin dediğine göre buna mülâmese denmesinin sebebi, ona dokunmaksızın niteliklerini bilme ve anlama imkânının olmamasıdır. Lems, satın alman veya satılan şeyin nitelikleri hakkında yeterli bilgi vermez. Bu bilgi ve niteliklerin farklı olmasıyla fiyat da değişiklik gösterir. Bütün bunların manası, bey'in, müşterinin kendisine yetecek kadar dokunması ve incelemesi şartıyla akde-dilmesidir. Burada yasaklama nedeni satılan malın nitelikleri konusunda meydana gelebilecek cehaletten dolayı bir gararın (aldanma) oluşması endişesidir.

2- İki kişi bir eşya üzerinde pazarlık yaparlarken müşterinin eşyaya dokunması sonucu satışın gerekli hale gelmesidir. Mal sahibi buna ister razı olsun, ister olmasın farketmez. Bu durumda dokunma satışın gerekli oluşunun belirtisidir. Burada müşteri satın aldığı eşyayı ister tanısın, isterse tanımasın yine farketmez. Hanefîler kumar açısından bakarak bu tür satışı hatalı görmüşlerdir.

3- Satıcının müşteriye şöyle demesiyle olur: Eğer elbiseye dokunursan onu sana şu fiyata sattım. Her ikisi de lems'i akit yerine geçecek şekilde yaparlar ve öyle kabul ederler. Bu görüş bir kısım Şafiî ulemasına aittir.

4- Kendisine dokunulduğu zaman muhayyerlik şartı ve meclisin kesileceği esası üzerine bir şeyin satılmasıdır. Bu da Şâfîîlere ait bir başka görüştür. Bu tür bir işlemin sakıncalı olmasını Nevevî, olayın bey'-i garar olmasına bağlamıştır ve bu yasaklanan bey'-i garar a dahildir. Ancak Hz. Peygamber bunu meşhur cahiliyye satışlarından sayarak diğerlerinden ayırmıştır.