Sevm

(İktisadî Fıkıh Terimi)

(pazarlık)

Sözlükte sunmak, arzetmek ve fiyatı belirlemek gibi anlamlara gelir. Meselâ "sâme'1-bâi' es-sil'ate (bayi malını satışa arzetti ve fiyatını belirledi)" ve "sâmel-müşteri el-mebîa (müşteri belirlenen fiyattan malı almak istedi)" denilir.

Bu kelimenin başka kalıpları da aynı anlamda kullanılabilir. Ancak "tesavüm" iki kişi arasında gerçekleşir. Satıcının malını herhangi bir fiyattan satışa sunması, alıcının da bu fiyattan düşük bir fiyat vermesi demektir. Râgıb'ın dediğine göre sevm bir şeyi elde etmek için gitmek demektir ve burada gitme ile isteme fiilleri birleşmiştir.

Sevm kelimesi bazan gitme anlamında kullanılır. "Sâ-meti'1-iblü fe-hiye sâime" ifadesinde olduğu gibi. Bazen de isteme anlamında kullanılır: "sümtü keza" ibaresinde kullanıldığı gibi. Ancak, terim olarak kullanımı bu sözlük anlamları dışında değildir.

Pazarlık üzerine pazarlığı yasaklayan hadise gelince; bu, satış üzerine satış yapılmaması demektir. Bu yasak hem alıcı hem de satıcı için geçerlidir. Bu işin aslı şöyle cereyan etmektedir: Bir satıcı herhangi bir fiyattan malım müşteriye sunar. Sonra isteklerini bildirir ve malın satılması için çaba gösterir. Tam bu durumda iken bir başka satıcı araya girerek, "bende bu fiyattan daha aşağıya mal var" der.

Terim olarak kullanılan "kabz alâ sevmi'ş-şirâ" ifadesinin manası ise müşterinin, satıcıdan beğendiği ve istediği bir fiyattan, mal satın alması demektir.

"Kabz alâ sevmi'n-nazar" tabiri de, bir kimsenin başkasına göstermek üzere bir malı teslim alması anlamına gelir. Burada alıcının beğendiği ve istediği takdirde satın alacağım belirtmesi ve söylemesi gerekmez.

"Kabz alâ sevmi'ş-şirâ", "kabz ala sevmi'n-nazar" tabirinin aksine fıkıhçılar arasında daha çok bilinir. "Kabz alâ sevmi'n-nazar" ise sadece Hanefî âlimleri tarafından kullanılır.