Sûriyya

(İktisadî Fıkıh Terimi)

(görüşte anlaşma)

Sözlükte savvera kökünden alınmış olup şeklen ortaya çıkma anlamına gelir. Sûrî kelimesi de suret kelimesinin ism-i mensubudur.

Terim olarak bir maksada binaen, tasarrufu ortaya çıkarma ve bu maksadın dışındaki şeyleri de gizleme demektir. Ancak burada diğer tarafın gizleme iradesinin bulunması gerekir ve iki kısımdır:

1- Sûriyya mutlaka: Tamamen şeklî olup yapmacık ve gerçekle hiç ilişkisi olmayan tasarruf.

2- Sûriyya nisbiyye bi't-tesettür: Bir tasarrufu, diğer bir tasarruf şeklinde gizlemektir. Satış şekliyle hibeyi gizlemek gibi.

"Süriyyatü'1-ukûd" ifadesine gelince bu yeni bir kullanım olup tarafların sözleşme üzerinde zahiren anlaşmaları demektir. Gerçek irade ise olumsuzdur. Eğer taraflar arasında böyle bir anlaşma varsa akit sûriyya olmuş demektir. Yani, işlem sadece şekil ve görüntü bakımından akittir, gerçekte ve işin özünde bir akitten söz edilemez.

"Sûriyyatü'1-ukûd" iki şekilde ortaya çıkar: Muvazaa ve Hezl.

Muvazaa: Tarafların açıklanan şartların aksine bir şekilde gizlice anlaşmalarıdır. Muvazaa bazen akdin aslında, bazen bedelde, bazen de şahıslarda olur.

Hezl: Boşboğazın ya da sözlerine şeı^î hüküm ve sonuçların uygulanması maksadı olmadan konuşan alaycının saçmalıklarıdır.

Bu durum ya sözleşmenin hemen ardından yapılan açıklayıcı, ya geçmiş bir muvazaa ya da konuşanların alaycı veya boşboğaz olduğunu gösteren delillerle bilinir.