Talâkın Çeşitleri
Biçimi ve sonuçları bakımından talâk çeşitlere ayrılır. Biçiminin Kur'an ve sünnetin
belirlediği kurallara uygunluğu açısından talâk sünn ve bid'i olmak üzere ikiye ayrılır.
Sonucunda evlilik hayatına dönüş imkanı tanıyıp tanımaması bakımından da talâkın ric'î ve
bain olmak üzere iki çeşidi vardır.
a- Sünnî Talâk:
Sünnî talâk (talâk-ı sünn), Kur'an ve sünnetin talimatına uygun olan boşama biçimidir. Bu
talâk biçiminin üç temel şartı vardır. Bunlar eşin hayız halinde bulunmaması, hayızdan
temizlendikten sonra cinsî temasın olmaması ve boşanmanın yalnız bir talakla yapılmasıdır.
İmam Mâlik, Evzaî, Sevrî ve bir görüşünde İmam Şafiî'ye göre bir temizlik içinde üç defa ve
birbirini izleyen üç temizlik içinde üç kere boşamak sünnete aykırı ve bid'attır. Buna göre
temizlik durumunda ve cinsi temas olmadan yapılan boşamadan sonra iddet sayılmalı, iddetin
bitiminde ikinci boşama yapılmalı, ikinci iddet süresinden sonra da üçüncü boşama ile
evlilik sona erdirilmelidir.
Hanef hukukçular ise bir temizlik süresinde üç defa boşamayı bid'at kabul etmekle birlikte,
üç temizlik içinde üç kere boşamayı bid'at değil sünni boşama sayarlar.
b- Bid'î Talâk:
Kadını hayız günlerinde veya temizlik halinde cinsi temastan sonra yahut temizlik halinde
birden fazla boşamak sünnete aykırı olduğundan bid'î talâk (talâk-ı bid') adını alır. Bu
çeşit boşama dinen haram kılındığı için, bu yola başvuran koca günahkar olur; buna rağmen
boşama geçerlidir, hukukî sonuçlarını doğurur.
Hanefi, Şafiî, Malikî ve Hanbelî mezheplerine göre bid'î talâkla boşama muteberdir. Ancak, bu
yola başvuran kimse İslâm'ın koyduğu kurallara uymadığı için günaha girer. Bu konu,
aşağıdaki meselelere benzetilmiş ve kıyas yapılmıştır:
1- Cuma namazı kılmakla yükümlü olan kimseler, cuma saatinde alış veriş yaparlarsa, "Cuma
günü namaz için nida olunduğu zaman Allah'ın zikrine (cuma namazına) koşunuz. Alış verişi
bırakınız" (el-Cum'a, 62/9) ayetine muhalefet ettikleri için günahkar olurlar. Ancak,
yaptıkları alış veriş hukuki açıdan geçerlidir; satıcı bedeli, alıcı da satılan malı almaya
hak kazanır.
2- Gasbedilen bir tarla üzerinde veya gasbedilen bir elbiseyle namaz kılma halinde, gasbdan
dolayı günahkar olunur. Buna rağmen kılınan namaz geçerlidir.
Diğer yandan, Hz. Ömer'in oğlu hayız halindeki karısını boşamıştı. Hz. Ömer durumu Allah
Resulune arzetti. Resulullah (s.a.s) şöyle buyurdu: "Ona emret, karısına dönsün. Sonra, onu
temizlenip hayız görünceye ve sonra temizleninceye kadar nikâh altında tutsun. Bundan sonra
da isterse tutsun, isterse birleşmeden boşasın. İşte Allahu Teâlâ'nın kadınların içinde
boşanmasını emrettiği iddet budur" (Buharî, Talâk, Bab 1).
Bu hadis-i şerife göre Resulullah (s.a.s) İbn Ömer'e bid'î talâkla boşadığı karısına
dönmesini emretmiştir. Boşanan eşe dönmek ise ancak boşamanın gerçekleşmesinden sonra mümkün
olabilir. Hatta Buharî'nin bir başka rivayetinde İbn Ömer'in şöyle dediği belirtilir:
"Karımı hayız halinde iken boşamam, benim hakkımda bir talâk hesab edildi" (el-Askalanı,
Büluğu'l-Meram, Terc. A. Davudoğlu, c. 3, s. 363).
Bazı şii ve Mutezile hukukçularına göre bid'î talâk geçerli değildir. İbn Hazm, İbn Teymiye
ve İbn Kayyim de bu görüşe uymuşlardır. Bunlar şu hadise dayanmaktadırlar: "Kim bizim
emrimize uymayan bir amel işlerse, bu amel merduddur, makbul değildir" (İbnü'l-Hümam,
Fethu'l-Kadir, c. 3, s. 24-25).
c- Ric'î Talâk:
Yeni bir nikâh akdi yapılmadan erkeğin eşiyle normal aile hayatına dönmesine imkan veren
boşama şekline ric'î talâk denir. Ric'î talâkın başlıca üç şartı vardır. Bunlar;
1- Boşadığı karısıyla daha önceden fiilen evlenmiş, karı-koca hayatı yaşamış bulunmak;
2- Hanefilere göre sarih boşama sözleriyle boşamış olmak ve şiddet, mübalağa ifade eden bir
kelime söylememiş olmak;
3- Üçüncü boşama hakim kullanmamış olmaktır.
Ric'î boşamadan sonra erkek eşine, "Evliliğimizi devam ettirmek istiyorum", "Sana dönüyorum"
gibi sözle; eşini öpmesi, şehvetle yaklaşması ya da cinsî temasta bulunması gibi fiillerle
geri dönebilir.
d- Bain Talâk:
Yeni bir nikâh akdedilmeden erkeğin normal evlilik hayatına dönüşüne imkan vermeyen boşama
şekline bain talâk denir.
1- İddet süresi içinde evliliğe dönülmeyen ric'î boşama,
2- Nikâhtan sonra, fakat birleşmeden ve halvet-i sahihadan önce yapılan boşama,
3- Hanefilere göre kinai sözlerle veya mübalağa ve şiddet ifade eden sözle boşama,
4- Kadının isteğiyle bir bedel üzerine anlaşarak boşama (muhalaa),
5- Hakim kararıyla gerçekleşen boşanma,
6- Üçüncü talâkın kullanıldığı boşama bain talâk sonucunu doğurur. Üçüncü talâkın
kullanılması dışındaki boşamalarda kadınla erkeğin ayrılığına beynunet-i sugra (küçük
ayrılık) denir. Bu durumda eşler yeni bir nikâh akdiyle evlilik hayatına dönebilirler.
Üçüncü talâkın kullanılması durumunda ise eşler birbirinden kesin biçimde ayrılır. Buna,
beynunet-i kübra (büyük ayrılık) denir. Beynunet-i kübrada kadın başka bir erkekle gerçek
bir evlilik tecrübesi yaşamadan ilk kocasıyla yeniden evlenemez.
Bain talâkın doğuracağı çeşitli sonuçlar vardır. Buna göre,
1- Evlilik bağı sona erer. Karşılıklı haklar düşer. Sadece iddet süresince kadının koca
evinde kalması ve nafakasının koca tarafından sağlanması hakkı devam eder.
2- İddet sırasında kocanın ric'at hakkı yoktur. Ancak iki tarafın rızasıyla ve yeni bir
mehirle yeniden evlenmeleri mümkündür.
3- Talâk hakkının bir bölümü kullanılmış ve eksilmiş olur. Eğer üçüncü talâk hakkı
kullanılmışsa, bu durumda beynunet-i kübra meydana gelir.
4- Müeccel mehrin ödenmesi gerekir .
5- Tevarüse engel olur.