Techîl

(İktisadî Fıkıh Terimi)

(bilgisizlik)

Sözlükte, bu kelimenin manalarından biri "cehl"e nisbet etmektir, "cehheltü fülânen" denildiğinde "onu cehle nisbet ettim" demektir. Cehl ise, bilmek kabiliyetini haiz olan bir kimsenin bir şeyi bilmemesi anlamına gelir.

Terim olarak kendi terikesinde bulunan başkasına ait bir mal hakkında yapılması gereken gerekli açıklamanın bulunmaması durumunda yerine getirilmesi icabeden fiilî bir tasarruftur. Fıkıhçılar bu kelimeyi daha çok, emanetçi, mudârib, vekil ve benzeri eminlere bırakılan emanetler konusunda kullanmışlardır. Çünkü bu konularda techîlin sonucu tazminattır ve eğer techîlde kasıt da varsa bir çeşit zulüm meydana gelir. Neticede emanette haksızlık tazminat olarak ödenir.

Bu konuda Hanefî mezhebinin görüşü şu şekildedir: Emanetçi ölür ve terikesinde de bir vedia bulunursa bu emanetçinin varisleri için bir emanettir ve sahibine ödenmesi gerekir. Ancak emanetçi vedianın durumu hakkında bir bilgi bırakmadan ölür, terikesinde bulunmaz ve varislerinin de bu konuda bilgileri yoksa, emanetçinin terikesinde Ödenmesi gereken borç ortaya çıkar. Böyle bir durumda, eşya sahibi diğer vedia sahipleri gibi kendi eşyasının kıymeti nisbetinde terikeye ortak olur.

Eşbâh ve'n-Nezâir sahibi İbn Nüceym de bu konuda şunları yazmıştır: "Techîl ile ölüm sonucunda emanetler tazminata dönüşür. Ancak bundan üç şey müstesnadır.